Böyle yaşıyor o/ Ne kimseye gösteriş olsun diye ne birisini etkilesin diye/ Nasıl da içtenlikle seviyor yaşamı ve güzellikleri...
Pazar, Aralık 23, 2012
tespit-vol zibilyon ;)
şık yerlere gitmekten, iyi/ farklı yerlerde yemek yemekten yavaş yavaş "emeenn ne o kadar para verelim, evde ben sana daha güzelini yaparım"a doğru kayıyorsanız, nur topu gibi bir uzun ilişkiniz var demektir;)
Cuma, Aralık 21, 2012
hz google- oktay şılar
sevgili zeze'nin bu yazısını okuyunca aklıma klinik psikolog oktay şılar'ın bir yazısı geldi.
zaman ayırıp okumanızı tavsiye ederim -naçizane-.
zaman ayırıp okumanızı tavsiye ederim -naçizane-.
dikkatinizi çekmesi açısından yazıdan biraz alıntı:
"....
Asri zamanlarda insanı zorlayan yaşantıların, sorumlulukların, maskelerin çokluğu ve bunlarla başa çıkmaya çalışan bireyin ruhsal gücünün her zamankinden yetersiz olması ciddi bir tükenmişlik duygusu yaratmaktadır.
Kaybolduğunu hissettiğimiz
ruhumuza sosyal ağlarda yer aramak, varoluş boşluğumuzu sahip olduklarımızla
doldurmaya çalışmak, kendimize değil de ötekine odaklanmak, bizi kendimizden
daha da uzaklaştırmakta, gerçekten var olmak yerine geçici iyi hissedişlere
razı olur hale getirmektedir.
Bu
hengame içinde sanal dünya bize soluklanıp varoluşumuzu yedekleyebileceğimiz
müthiş bir alan sunar.
Geçici iyi hissedişlerin en popüler mekanı haline gelir.
.....
Hafıza neredeyse kullanılmayan bir işlev haline
döner.
Zihnin bilgiyle kurduğu interaktif ilişki, analiz ve sentez melekeleri, anılar sosyal ağlara, forumlara emanet edilir.
Artık hatırlamaya ihtiyacımız yoktur.
Her şeyi Hz. Googla’a sorabiliriz.
Eskiden filmografisini bir çırpıda sayabildiğimiz bir yönetmenin filmlerini şimdi anımsamayız.
Bilgiyle ve hakikatle muhabbeti, zihnimizde taşımak yerine internet üzerinde aramayı tercih ederiz.
Anımsadığımız telefonların sayısı üçü beşi geçmez, ne de olsa bir yerlere yedeklemişizdir.
Bu hale nasıl bu kadar kolay sıçradığımızı da anımsamayız.
Bu örnek hayli basit olsa da temel bir meseleye soruyu gündeme getirir?
Hafızadan boşalttığımız alana ne koyarız?
Zihnin bilgiyle kurduğu interaktif ilişki, analiz ve sentez melekeleri, anılar sosyal ağlara, forumlara emanet edilir.
Artık hatırlamaya ihtiyacımız yoktur.
Her şeyi Hz. Googla’a sorabiliriz.
Eskiden filmografisini bir çırpıda sayabildiğimiz bir yönetmenin filmlerini şimdi anımsamayız.
Bilgiyle ve hakikatle muhabbeti, zihnimizde taşımak yerine internet üzerinde aramayı tercih ederiz.
Anımsadığımız telefonların sayısı üçü beşi geçmez, ne de olsa bir yerlere yedeklemişizdir.
Bu hale nasıl bu kadar kolay sıçradığımızı da anımsamayız.
Bu örnek hayli basit olsa da temel bir meseleye soruyu gündeme getirir?
Hafızadan boşalttığımız alana ne koyarız?
...."
Perşembe, Aralık 20, 2012
taare zameen par
taaa mayıs ayından beri aklımda olan filmi, bu akşam nihayet izleyebilmiş bulunuyorum.
http://pinkket.blogspot.com/2012/05/farkl-gelisen-bireyler-ve-onlarn-dunyas.html
neden bu kadar ertelemişim diye kızdım kendime! çok çok etkileyici, çok güzeldi film.
yıllarca hiç anlaşılamamış "farklı/ özel" bir çocuğa değip hayatını değiştiştiren klasik bir öğrenci- öğretmen ilişkisi filmi temelde..
ama çok keyifli, yer yer duygusal ve bu işlerin içinde olan benim gibiler için zaman zaman kendini sorgulatıcı..
gaza geldim mesela ben, "o kadar da zor değil işte! olabilir, ulaşılabilir her çocuğa!" dedim..
bizim sitemdeki, işleyişteki benzerlikleri gördüm, kızdım "aman ödü kopuyor her öğretmenin 'norm' dışı bir çocukla karşılaşacak diye" dedim..
üzüldüm, anlamaya çalıştım.. disleksi de yaygın gelişimsel bozukluklar gibi, çözmeye çalıştığım, her seferinde nasıl olduğuna şaşırdığım bir özel durum..
eğlendim.. bir hint filmi klasiği olarak, bol müzikli ve epey uzun. içeriğindeki animasyonlar, geçişler, hikayeyi anlatış oldukça özgün ve keyifli..
bir de, aamir khan da, fındık kadar "ishaan" çok iyi oynuyorlar!
fazla söze gerek yok, alandan olan olmayan herkesin zevkle izleyebileceğini düşündüğüm bir film!
iyi seyirler;)
Çarşamba, Aralık 19, 2012
öyle garip ki hayat..
hepimiz
birileri için prenses/ prensken
bir yandan da canımız yakılıyor sürekli,
gıcık oluyor birileri bize..
bir yandan da canımız yakılıyor sürekli,
gıcık oluyor birileri bize..
Pazar, Aralık 16, 2012
bu hafta sonu ben
beni hayatta en çok geren şeylerden biri, evde bir aletin arızalanmasıdır... öyle durumlarda kendimi küçücük, zavallı ve çaresiz hissediyorum. abartmıyorum gerçekten de öyle! belki teknolojiden, elekronikten yahut da mekanikten zerre anlamadığımdandır..
heyhat:) hayat bu! elbette zaman zaman oluyor böyle aksilikler.
ve evet, cuma akşamı eve bir geldim ki kombim bozuk. dünyam karardı bir anda! komşuya haber vermeler, ev sahibine ulaşamamalar, servisi ayarlamaya çalışmalar, ağlamalarla geçti akşamım..
neyse ki, komşuluğun gerçekten de ölmemiş olduğunu kanıtlarcasına, hayatımda 2. defa gördüğüm komşum ufo'sunu ödünç verdi ve donmaktan kurtuldum.
ertesi gün servis elbette gelmedi, defalarca aradım, sonunda gelip makinenin "beyni"ni alıp gitti, ve ısrarlı aramalarım sonucunda nihayet bugün akşam üstüne yetişti.. gel gör ki, benim bugün öğleden sonra misafirlerim vardı ve onları banyo yapamamış halimle karşılamamı engelleyemedi.
hem de misafirlerim, çok önemli kişilerdi, yani hayatımdakisevgiliinsanın ailesi!"
("eh ezgi, kuaföre gitmeyi akıl edemedin mi" diyor olabilirsiniz, lakin kuaföre gitmek hayatta öyle sevmediğim bir aktivitedir ki, mesela bir dişçiye gitmekle yarışır hani!!)
hem de misafirlerim, çok önemli kişilerdi, yani hayatımdakisevgiliinsanın ailesi!"
("eh ezgi, kuaföre gitmeyi akıl edemedin mi" diyor olabilirsiniz, lakin kuaföre gitmek hayatta öyle sevmediğim bir aktivitedir ki, mesela bir dişçiye gitmekle yarışır hani!!)
neyse ki, çok güzel geçti ve günün sonunda kombi işi de halloldu. şu an ev sahibinin hala bu 470 liralık masraftan haberdar olmayışı gibi küçük bir problemimiz var sadece:)
bugün anladım ki, misafir ağırlama konusunda ciddi deneyimsiz bir insanım. evin en dolup taştığı zamanlarda bile gelenler, bana yemek yapacak yakınlıkta insanlardı hep, ya da evin tozu pisliğiyle dalga geçecek kıvamdaydılar.
bir kere, geçen kış, bir cesaret, 8 kişiyi yemeğe almıştım da, ne çorba yetmişti ne kaşık ne çatal:)
bugün pek bi sevdim bu işi, iş yerinden arkadaşları falan arada evime davet etmeye karar verdim hatta.
bir de şöyle bir tespitim var:
eve biri gelecekken, hazırlanma aşamasında "allahım nolur daha gelmesinler, sakın gelmesinler"den, hazır olur olmaz "nerede kaldılar yaa, gelsinler artık"a çok hızlı bir geçiş var:)
bir diğer tespit de:
insan kendi çayını kendi koymadıkça, sevdiği demlilik oranında olması ne zor yahu! :)
böyleyken böyle a dostlar. işte hafta sonumun kısacık özeti.
aa, otistikler derneği'nde bu hafta ne oldu? bir asperger sendromlu ve bir psikotiğin dahil olduğu bir grupla kelime oyunu (sırayla son harfle biten kelime türetme) oynamanın zevkine vardım.
geçen hafta da iki otistik ile tabu oynamanın zevkine varmıştım (tabu x large'taki çizimli bölüm elbette).
güzel anlar bunlar, özel anlar hayata dair.
herkese "güneşli pazartesiler" diliyorum;)
herkese "güneşli pazartesiler" diliyorum;)
Etiketler:
hayatımdakisevgiliinsan,
otistikler derneği,
psikolojik danışman
Perşembe, Aralık 13, 2012
uzman tv'ye methiyeler :)
yalnız yaşamaya başladım başlayalı evde balık pişirmedim hiç. bilirsiniz 3 gün kokusu çıkmaz çünkü.
ama dün pazarda dayanamayıp çinekop aldım, bugün de kızarttım. sonrasında oluşan kokuyu nasıl giderebilirim diye uzmantv'ye baktım ve oradaki tariften yararlanarak kokudan gerçekten de kurtuldum!
bir küçük tencerenin içinde ikiye kesilmiş bir limon, bir adet çubuk tarçın ve 10-12 adet karanfili kaynattım.
öyle güzel aromatik bir koku yayıyor ki etrafa, balık kokusundan -neredeyse- eser kalmadı!
sonra da ne mi yaptım. o güzel karışımdan 2 bardak içtim!
tavsiye ederim, mutlaka denemelisiniz;)
bir de, balık sonrası baş ağrısı yaşayan kaç kişiyiz nokta com ??????
Pazartesi, Aralık 10, 2012
yeni keşfim trt okul'da!
bir yılı aşkın süredir var sanırım. ben henüz haberdar oldum. ve bilmeyenler için hemen bildireyim dedim:)
ilgililere duyurulur:
her hafta bir kavramın ya da terimin tartışıldığı program, perşembe akşamları trt okul'da!
geçmiş programlar için de:
ilgililere duyurulur:
her hafta bir kavramın ya da terimin tartışıldığı program, perşembe akşamları trt okul'da!
geçmiş programlar için de:
1 aşk; http://youtu.be/wcfvjl-ke90
eleştiri; http://youtu.be/_svmfjs0wwe
popüler kültür; http://youtu.be/mjjrtv_ym0o
felsefe; http://youtu.be/0efsgiksnlm
düşünce; http://youtu.be/-niki7s-5vi
yetenek ve yaratıcılık; http://youtu.be/k9lpowxol5q
zaman; http://youtu.be/cxfjzlbxj0i
devlet; http://youtu.be/ifbhkst_fdq
demokrasi; http://youtu.be/lhqbctyud3w
önem; http://youtu.be/00g6witineg
tercih; http://youtu.be/_6wyv2f7cb8
hukuk; http://youtu.be/-eerserxr0g
avrupa; http://youtu.be/iboprhdbguq
sır; http://youtu.be/p69y42ckvb8
düş; http://youtu.be/avcpeefryha
fanatiklik; http://youtu.be/jn3naz_fkjw
metafor; http://youtu.be/v670e7xspry
devlet; http://youtu.be/mopk3flp0vu
spor; http://youtu.be/fvexgha8fj0
pragma; http://youtu.be/r7enjkwiyfe
iletişim; http://youtu.be/wzmlkagldas
modernite; http://youtu.be/kj59hh0zmc0
toplumsal cinsiyet; http://youtu.be/acw9tmk2k2g
tercih; http://youtu.be/_6wyv2f7cb8
üniversite; http://youtu.be/2xs5axfi3kg
okul; http://youtu.be/seva5uylsho
güldürü / mizah; http://youtu.be/ej_xslnq32s
öteki; http://youtu.be/ocjwigszgxc
mekan; http://youtu.be/vgxewz4a_fc
moda: http://youtu.be/jje99tjvzao
savaş ve barış: http://youtu.be/uaby3zrd-m4
nefret: http://youtu.be/h8fzca6wvgy
siyaset: http://youtu.be/1wxfxzhzwry
reform, evrim, devrim: http://youtu.be/tefrmgzr_ju
eleştiri; http://youtu.be/_svmfjs0wwe
popüler kültür; http://youtu.be/mjjrtv_ym0o
felsefe; http://youtu.be/0efsgiksnlm
düşünce; http://youtu.be/-niki7s-5vi
yetenek ve yaratıcılık; http://youtu.be/k9lpowxol5q
zaman; http://youtu.be/cxfjzlbxj0i
devlet; http://youtu.be/ifbhkst_fdq
demokrasi; http://youtu.be/lhqbctyud3w
önem; http://youtu.be/00g6witineg
tercih; http://youtu.be/_6wyv2f7cb8
hukuk; http://youtu.be/-eerserxr0g
avrupa; http://youtu.be/iboprhdbguq
sır; http://youtu.be/p69y42ckvb8
düş; http://youtu.be/avcpeefryha
fanatiklik; http://youtu.be/jn3naz_fkjw
metafor; http://youtu.be/v670e7xspry
devlet; http://youtu.be/mopk3flp0vu
spor; http://youtu.be/fvexgha8fj0
pragma; http://youtu.be/r7enjkwiyfe
iletişim; http://youtu.be/wzmlkagldas
modernite; http://youtu.be/kj59hh0zmc0
toplumsal cinsiyet; http://youtu.be/acw9tmk2k2g
tercih; http://youtu.be/_6wyv2f7cb8
üniversite; http://youtu.be/2xs5axfi3kg
okul; http://youtu.be/seva5uylsho
güldürü / mizah; http://youtu.be/ej_xslnq32s
öteki; http://youtu.be/ocjwigszgxc
mekan; http://youtu.be/vgxewz4a_fc
moda: http://youtu.be/jje99tjvzao
savaş ve barış: http://youtu.be/uaby3zrd-m4
nefret: http://youtu.be/h8fzca6wvgy
siyaset: http://youtu.be/1wxfxzhzwry
reform, evrim, devrim: http://youtu.be/tefrmgzr_ju
Pazar, Aralık 09, 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




