gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 21, 2019

Gökova 2019

Aliağa'da, kimimiz ilkokulda kimimiz ortaokulda kimimiz de lisede tanıştığımız 6 kişilik bir kız grubumuz var. 10-15 yıldır hiçbirimiz İzmir'de değiliz. Son yıllarda 4'ümüz İstanbul, 2'miz Ankara'da yaşıyoruz. Hepimiz evlendik yıllar içerisinde ve 12 kişi olduk, hatta aramızdan üçü anne oldu, 15 kişi olduk.
Geçmişten gelen dostluklar çok kıymetli. Biz de bunun değerini bilen ve bağı sürdüren şanslılardanız.
Elimizden geldiğince her yıl izinleri ayarlayıp beraber tatil yapmaya çalışıyoruz. Her seferinde 6 çift bir araya gelemiyoruz, eksiklerimi oluyor genelde.
Ama bu yaz tamdık. Tıpkı bundan tam iki sene önce Yedigöller'de çadır kampındaki gibi...
Bu yaz için planımız tekne kiralayıp mavi yolculuğa çıkmaktı, sonra baktık ki, bunu yapmak için her birimizin bir 10 sene daha çalışması gerekecek... Akyaka'da bir pansiyon tuttuk sonra, tekne turları ile hevesimizi almaya karar verdik.
Akyaka küçücük bir sahil kasabası; son yıllarda pek popüler malum. O nedenle kalabalığından endişe etsek de, beklediğimiz gibi bunaltıcı olmadı çok şükür. Bir yığılma olsa da hala çok güzel ve ekonomik bir tatil seçeneği. Liman Pansiyon son derece misafirperver bir yaklaşıma sahip, bizim  beklentilerimizi karşıladı. Konaklama meselesini temiz bir yerde uyumak ve leziz kahvaltı olarak değerlendirenlere önerebilirim;)

1.Gün- 14.08.2019 Çarşamba
Kurban Bayramı'nın son günüydü ve hepimiz ailelerimizin yanında, İzmir'deydik. Torbalı'daki klasik buluşma durağımızda buluşup verdiğimiz kahve molasının ardından gaza bastık ve öğlen Akyaka'daydık. Pansiyona yerleşip hemen yanındaki Ayşe Ana'nın Ev Yemekleri'nde öğle yemeğimizi yedikten sonra orman kampına doğru yürüdük. Akyaka'ya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesi'nde verdiğimiz manzaralı kahve molasının ardından biraz daha yürüyüp, kayalıkların arasından denize inerek nihayet Gökova'nın muhteşem mavisi ile kavuşmayı gerçekleştirdik. 
İzmir'in denizini de çok seviyorum ama Gökova rengiyle, ısısıyla, denize bakan ormanlarıyla bambaşka!



"Su acıktırır" diyerek yeniden Akyakaya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesi'ne gidip bira ile patates, pizza, hamburger vs yedik ve hemen yeniden denize attık kendimizi. Gün batımına kadar keyifle yüzdükten sonra pansiyona dönüp duş ve hazırlığın ardından Halil'in Yeri'ne gittik. Akyaka'ya ilk geldiğimizde de burada rakı-balık yaptığımızdan belki daha iyi seçenekler olabilecek Orfoz, Olta, Cennet yerine yine burayı tercih ettik. Keyifli bir yemek ve sohbetin ardından, beklenen son oldu ve kendimizi gece yarısında Azmak'ın serin sularında bulduk:))

2.Gün- 15.08.2019 Perşembe
Pansiyonda aldığımız lezzetli kahvaltının ardından Akbük yollarına düştük. 30-40 dk süren virajlı ve midesi sağlam olmayan için zor yolun sonunda Akbük'e vardık.
Girişte otopark için 15TL almak üzere durdurdular bizi. Fakat biz pansiyonumuzun bizi yönlendirdiği "Tahta Beach" e gideceğimizi söyleyerek yola devam ettik. 5dk içinde Tahta Beach'e vardık ve ücretsiz otoparkına araçları bıraktık. Burada şezlong şemsiye 40-50 TL aralığında. Biz masalarda ücretsiz oturduk, tuvalet-kabin-duşları kullandık ve gün sonunda sadece yiyip içtiklerimizi ödedik (zaten normali de bu değil mi!) Fiyatlar İstanbul gibi ve menü gerçekten lezzetli.
Akbük'ün denizi çok güzel, ancak kumsal yok denecek kadar az. Olan kısma sadece mekanların şezlongları sığıyor. İleride çadır alanları vardı, belki oralar da tercih edilebilir.
Çok geç olmadan Akbük'ten Akyaka'ya döndük, çünkü gün batımından önce varmak istediğimiz bir şahanelik vardı! Pansiyonda duş ve hazırlıktan sonra içecek alışverişi yapıp mehtap turu için kiraladığımız tekneye bindik limandan. Teknemizin adı Gülbeyaz A'ydı, yine pansiyonumuzun önerisiydi. (2bin TL, yemek dahil, içecek bizden)



Demir atacağımız koya ulaştığımızda gün batımıydı ve grubun kadınları olarak üst kata çıktık. Gökyüzünde dolunay vardı ve "ayarlasan olmaz" tadında kutsanmış bir andı. Geçen ay yoga kampında öğrendiğim rahim inisiasyonunu gerçekleştirdik ve ardından minik bir yoga pratiği yaptık. Minik, çünkü aşağıdan "yemek hazır" diye çağırıldık ve indik; muhteşem bir sofra karşıladı bizi.
Yemek masasının uzun muhabbeti muazzamdı. Bir süre sonra teker teker kıç kısmına geçtik ve şarkılar söyledik dolunay ışığında.
Kaptanımızdan, aşçımızdan (o makarna unutulmayacak!), şıp diye karakter analizi yapıp yemekte seveceğimiz müzikleri açmalarından, bizi kırmayıp dönüş saatini uzatmalarından son derece mmenun ayrıldık. Unutulmaz bir gece eklendi kişisel hatıratımıza.
Limanda indik ama pansiyona gidesimiz yok. Plajda kumlarda oturup muhabbete devam ettik ve elbette bir kısmımız denize de girdik:) 

3.Gün- 16.08.2019 Cuma
Bugün son günümüzdü ve kapanışı tekne turu ile yapacaktık. Tatile kalabalık çıkmanın en iyi yanlarından biri de kendinize özel tekne tutabilmek ve özgürce gezebilmek. (1500 TL, yemek dahil, içecek bizden)



Sedir Adası ve İncekum gibi popüler duraklara değil de sakin koylara götürmesini rica ettik kaptandan. Hepimiz büyük şehir insanıyız, malum, ve en büyük ihtiyacımız doğa ile baş başa kalmak... İstediğimiz koyda istediğimiz kadar kalarak, gönlümüzce yüzerek harika bir gün geçirdik.
Pansiyona varıp duş ve hazırlıktan sonra, son akşamı herkesin gönlünce geçirmesine karar verdik. Kim ne isterse orada yemek yiyecekti, isteyen stand gezip hatıralık alacaktı. Biz dört kişi, Akçapınar Tostçu'suna gidip daha önceki gelişlerimizden tadı damağımızda kalan pidesinden yedik (tostunu sevmiyoruz). Gönül isterdi ki yine o güzelim ağaçlı yoldan bisikletle gidelim; ama, oldukça yorgunduk ve arabayı tercih ettik...
Yemeğin ardından Akyaka'ya döndük ve grupla buluştuk, Azmak tarafındaki büyük çay bahçesinde bir şeyler içtik.
Bu gece ilk olarak 12'den önce pansiyona girince, pansiyonun çok gürültülü bir yerde olduğunu fark ettik:)) Ama, eğer geç girip sadece uyumak için kullanacaksanız gerçekten iyi bir seçenek Liman Pansiyon.

4.Gün- 17.08.2019 Cumartesi
Yine pansiyonda aldığımız lezzetli kahvaltının ardından, odaları boşalttık ve vedalaştık. Kimimiz güneyde devam edecekti tatile, kimimiz kuzeyde. Biz ve bir çift arkadaşımızsa İstanbul'a dönecektik.
Yola düştük, Muğla'da bir yakın arkadaşımızda mola verdik önce, bir arkadaşımızı aldık oradan. Sonra onu İzmir'de bıraktık. Aliağa'dan başka arkadaşlarımızı aldık ve beraber Soma'ya uğradık, arkadaşımızın kardeşinde yemek yedik. 
İlk defa Bergama- Soma- Savaştepe üzerinden İstanbul'a dönüyorduk, bir yoldan ilk defa geçmenin o benzersiz zevkini bilir misiniz? Çok güzeldi.
Sonra arabadaki arkadaşın bizden habersiz Mudanya- Yenikapı feribot bileti aldığını öğrendik! Ve o keyifli dura dura gittiğimiz yolu yeni yapılan yol ile değiştirdik aniden:)
Zira feribotu kaçırmak istemiyorduk! Neyse ki yetiştik ve İstanbul'a varıp gece kokoreçi yaptık ve evlerimize dağıldık.

Kısa ve bir o kadar dolu dolu çok eğlenceli bir tatildi.

Pazartesi, Temmuz 01, 2019

2019 Haziran Ayı Kitaplar (2) ve Filmler (2), 2 de Dizi

İlyada
Haziran ayı mini ama dolu dolu müthiş bir Çanakkale gezimiz ile başladı. Ayrıntılarını seyahat hesabımız @dunyabenimmemleket te paylaştığımız gezimizde okumak için yanıma İlyada'nın çocuklar için olan versiyonunu almıştım. Çanakkale'de okumaya en uygun düşen metinlerden biri olsa gerek:) Hem böylelikle bu ay da bir çocuk kitabı okumuş oldum.
Mitolojik karakterleri ve olayları aklımda tutamamak gibi bir durumum var; daha bir ay geçmesine rağmen şimdi sorsanız kim kimdi karıştırırım mesela:)



Seninle Başlamadı

Bu kitap uzun süre elimde durdu, araya başka kitaplar girdi vs. Sindire sindire okudum ve ay sonunda bitirdim nihayet. Ayrıntılarını mesleki hesabım @iyihissediyorum_psikoloji de hikaye kısmında paylaştığım kitap kalıtsal travmalarla ilgili oldukça ayrıntılı bilgi veriyor.
Bu travmaları nasıl keşfedebileceğimiz ve çözümleyebileceğimiz ile ilgili bize rehberlik ediyor.



Hiç sinemaya gitmedim bu ay. Annem bayram dönüşü bizle geldi ve annem bizdeyken bir klasik olarak her akşam sinema kanallarından film izlendi. İkisinde ben de eşlik ettim anneme.



Biri Click ti. Eğlenceli bir aile filmi, güzel bir fikir. Keyifle izledik biz.



Diğeri Amistad ise dram filmi, içimiz acıyarak izledik. 1997 yapımı ve yönetmenliğini Steven Spielberg'in yaptığı filmin konusu -ne yazık ki- gerçek bir olaya (1839 yılında siyahi köleleri taşıyan Amistad adlı gemide kölelerin çıkardığı isyan sonrası yaşananlar) dayanıyor.



The Handmaid's Tale

2017'de ilk, geçen yaz ikinci sezonunu izlediğim ve hayatımda en sevdiğim dizi olan Damızlık Kızın Öyküsü'nün üçüncü sezonu gelir gelmez izlemeye başladım ve bu ay boyunca yayınlanan 6 bölümü bitirdim.
Muhafazakarlığın ve dinin devlet işlerine bulaştırılmasının bir topluma zarar verebilecek en büyük şey olduğunu içimizi sızlata sızlata, öfkemizi kabarta kabarta gösteren çok değerli bir yapım...



Chernobyl

Bu diziyi izlemeyen bir ben kalmış gibi hissediyordum resmen. Nihayet izlemeye başladım; ancak ilk bölümünü izledikten sonra devam etme fırsatı bulamadım bir türlü.
Devam edeceğim bakalım.


Salı, Haziran 11, 2019

Yalova- Sakarya- Kocaeli Gezimiz

Ablam ve eşi İzmir'de yaşayan şanslı insanlardan :) Ben ve hayatımdakisevgiliinsan ise İstanbul'dayız malum.
4 yıldır nisan ayında Türkiye'nin bir şehrini gezme geleneği oluşturduk.
İlkinde (2016) niyetimiz Van'ı gezmekti, önceden alınmış uçak biletlerimiz vardı, ablamlar İstanbul'a geldi ve buradan beraber gidecektik. Lakin o dönem terör saldırıları, bomba patlamaları yoğundu ülkemizde ve endişe doluyduk. Vazgeçmiş, İstanbul'da kalmıştık. İstanbul'u bir güzel gezmiş, Şile ve Ağva'ya gitmiştik.
2017'de ise Eskişehir'de buluşup çok güzel bir hafta sonu geçirdik.
Geçen sene Bursa'da buluştuk, tarihi yerleri, Botanik Park'ı, Gölyazı'yı, Cumalıkızık'ı gezdik (yazısını yazmamışım; sağdaki Bursa gezileri linkinde 2017'de iki arkadaşımızla yaptığımız geziyi anlatmıştım).
Bu yıl da birbirine oldukça yakın olan üç şehrin görülmeye değer yerlerini gezmeye niyet ettik.
Araştırmaya başlayınca oldukça zengin olduğunu fark ettik bu bölgenin ve not ettiklerimizin çeyreğini ancak görebilmiş olduk iki günde.

I. Gün
Biz Yalova'ya Pendik'ten 40 dk süren feribotla geçtik. İskelenin hemen karşısındaki alışveriş merkezinde kahvaltı ettik.
İlk durağımız 2 km uzaklıktaki Yürüyen Köşk'tü. Atatürk'ün dallarını kesmeye razı gelmediği için taşınan köşkünü ziyaret ettik. Köşke giriş 2 TL, bahçe ücretsiz. Bahçesi çok güzel, soluklanıp bir kahve içmek için bir kafeterya var. Köşkün önü deniz, arkası yeşil alan.
Ardından Termal ilçesine gitmek üzere yola çıktık, yol üzerinde Samanlı'da meşhur Kamil Usta'da köfte yedik. Yemekten sonra ilçe merkezine giden yolun her iki tarafı çınar ağacı dolu ve çok güzeldi.
Termal ilçesinin meydanında ücretsiz otopark var. Araçları oraya bırakıp meydanda bir çay içtikten sonra araçları alıp Termal'in içindeki Atatürk Köşkü'nü ve Çınarcık'ta Büyük Dipsiz Göl'ü ziyaret ettik.
Yol üstünde yediğimiz hızlı bir yemeğin ardından akşam Maşukiye'deki Yazıcılar Otel'e yerleştik. Ahşap ve nehir üstüne kurulu otelin atmosferi çok güzel. Ancak ses yalıtım sorunu var ciddi anlamda. Oldukça yorgun olmasak uyuyamayabilirdik sesten...

II. Gün
Yazıcılar Otel kahvaltısı ile öne çıkan bir mekan. Pazar kahvaltısı için akın edenlerin kalabalığına kalmamak için erkenden aşağı indik biz. Su kenarındaki masalardan birine oturduk ve servis edilen serpme kahvaltıyı afiyetle yedik. Kahvaltı anlatıldığı kadar varmış. Hem çeşit hem lezzet hem servis on numaraydı.
Kahvaltının ardından Maşukiye'yi dolaştıktan sonra Kartepe'ye çıktık. Aşağıdaki bahar havasının aksine burada hala kar vardı ve oldukça serindi.
Sonra Sapanca Gölü'ne indik ve güzel bir yürüyüş ve çay molasından sonra Yuvacık Barajı'na gittik. Baraj Gölü'nün çevresinde çok güzel bir yürüyüş parkuru var. Orada keyifli bir yürüyüş yaptık ve akşama doğru İzmir ve İstanbul'a evlerimize doğru yola çıktık.

Cuma, Ocak 04, 2019

Seyahat

“İnsan yaşadığı yere benzer”
demiş Edip Cansever.
Ne güzel demiş...
Doğup büyüdüğümüz yerden, kültürden, o yerin tarihinden görüyoruz, biliyoruz hayatı.
Seyahat işte en çok bu nedenle çok güzel.
Başka hayatları gösterdiği için.
Ezber duygu, tutum, davranış ve tavırlar, hal hareketler dışında başka türlü yaşamanın da var olduğunu  öğrettiği için...

-Eğer istiyorsanız- lütfen siz de gezin! Gerçekten istiyorsanız şartlar uygun olacaktır, merak etmeyin🙏🏻


Cumartesi, Aralık 29, 2018

Filipinler- Genel Bilgiler

FİLİPİNLER GENEL BİLGİLER
Filipinler’de yaklaşık iki hafta kaldık. Puerto Princesa ve El Nido’dan başladık, daha sonra Cebu’ya geçtik ve son olarak da Boracay’a geldik.
İlk başta oldukça olumsuz izlenimler oluşmuştu bizde; zamanla gittiğimiz her yeni şehirde imajı iyiye gitti gözümüzde.
Bir de “bir yere alışmak” diye bir şey var gerçekten; yeni bir yere gelinen ilk günlerde hep biraz yabancılık çekiyoruz; anlamaya, tanımaya çalışırken bir miktar tedirgin de hissediyoruz bir yandan. Birkaç günün sonunda kendimizi o kültürde daha rahat hissetmeye başlayıveriyoruz, garipsediğimiz şeyler normalleşiyor vs.
Filipinler’le ilgili genel izlenimlerimiz:

*Duyuluşu İspanyolcaya çok benzeyen kendi dillerinin (Filipino) yanısıra halk İngilizce konuşuyor. Reklam panolarında, marketlerde iki dil birbirine karışmış olarak kullanılıyor.
*Halkın büyük çoğunluğu Hristiyan, oldukça da dinlerine bağlı Katolikler.
*İnsanlar güler yüzlü, biriyle göz göze geldiğimiz an gülümsüyor. Ayrıca yardımseverler, bir şey soyduğumuzda içtenlikle yardımcı olmak istediklerini hissettik hep. Hallerinden memnun, mutlu görünüyorlar genel olarak. Çok neşeliler, sohbet esnasında gereksiz yere kahkaha atarken yakalıyoruz kendimizi 😄”Asya’nın mutlu insanları efsanesi”ne gezdiğimiz diğer ülkelerin hepsinden çok burada tanık olduk.
*Eşçinsellik çok yaygın ve toplumca normal olarak kabul görmüş (Tayland’daki gibi). Her türlü işte çalışabiliyorlar. Cebu’da tuttuğumuz evin emlakçısı, ElNido’da garsonlar, Boracay’da market çalışanı...
*Ülke genelinde internet hızı çoook yavaş (özellikle de El Nido’da)
*Otobüste inmek isteyenin bunu belirtmek için öpücük attığını duymuştuk, inanmamıştık😄Kendimiz de tanık olduk sonra, doğruymuş🙃. Aynı şekilde garson çağırmak, yol istemek için de öpücük kullandıklarına rastladık sonra. Neşeli, sevgi dolu millet vessalam😙
*Trafik, gezdiğimiz diğer Güney Asya ülkelerinin aksine sağdan akıyor.
*En büyük şehirlerden biri olan Cebu’da ulaşım için motortaksi, #jeepney en ekonomik seçenekler. Biraz daha konfor isteyen için #grab ve beyaz taksiler de yaygın.
*Çok pahalı bir ülke diyemeyiz ama, #backpacker yeri değil pek. Daha çok paralı turistlere yönelik bir turizm anlayışı var. Ülkeyi gezmek ve aktiviteleri deneyimlemek için paraya ihtiyacınız oluyor.
Ulaşım coğrafi nedenlerle oldukça zor; zahmetli olduğu için de maliyetli. Ayrıca sürekli vergi ödemeniz gerekiyor gezerken...
*Erkeklere ‘Sir’, kadınlara ‘Mom’ diye hitap ediyorlar😄


Filipinler- Boracay

CEBU’dan BORACAY’a ULAŞIM
Filipinler’in en güzel adası Boracay’a ulaşmanın yolu Caticlan’dan kalkan botlara binmek.
Caticlan’da havaalanı var, havayoluyla buraya ulaşabilirsiniz. Caticlan’a yakın bir havaalanı daha var ve oraya uçmak çok daha ekonomik. Bu nedenle biz de Cebu’dan bu daha ekonomik olan Kalibo havaalanına bilet almıştık. Noel gecesi olduğu için oldukça uyguna geldi bilet ve havaalanı ile uçak da çok sakindi.
Cebu’dan Kalibo’ya 50 dakikalık bir uçuşla ulaştık. Kalibo havaalanında indiğimiz yer bir bekleme salonu gibi küçücük bir yerdi. Biz “gece vakti ulaşım yoksa havaalanında uyur, bekleriz” diye düşünmüştük; ama, görünce anladık ki, Kalibo havaalanında böyle bir şey mümkün değilmiş. Neyse ki, gece boyu ulaşım varmış Boracay’a. 
Havaalanı çıkışında vanlar bekliyordu. Kişi başı 200PHP (20TL) vererek Kalibo’dan yaklaşık 80km mesafedeki Caticlan limana ulaştık van (minibüs) ile 1.5 saatte.
Limanda bot için bilet (50PHP) alırken, aynı zamanda Boracay’a giriş için 100PHP ve çevre için 75PHP vergi de ödeniyor, yani kişi başı 22.5 TL’ye adaya girebiliyorsunuz.
Bot bileti ve vergileri ödedikten sonra valiz kontrolü ve xrayler var. Orayı geçince bir başka güvenlik çıktı karşımıza ve otel rezervasyonumuzu sordu. Rezervasyonumuzu gösterince bir form doldurdu ve elimize damga vurdu. Kalacak yer rezervasyonunuz olmadan adaya giremiyormuşsunuz. Epey ilginç geldi bu kısım. Bu ada ülke için oldukça önemli olduğundan iyi korumaya çalışıyorlar muhtemelen...
Mesela adanın yakın zamanda temizlik için 6ay kapatılmış olduğunu okumuştuk buraya gelmeden. 
Buradan da geçtikten sonra bota bindik ve kalkması için dolmasını bekledik.
Kalktıktan sonra 10dakikada Boracay’a ulaştı tekne. Saat 3.5’tu. Bu gece için konaklamamız yoktu, gün ağarana kadar oyalanmamız gerekiyordu. 
Limanın hemen çıkışındaki #seveneleven’a girdik. 7/11’lar Asya’da gerçekten inanılmaz işimizi gördü. “Orada kahve alır oturur biraz zaman geçiririz” diyorduk ki, #elvan ve #şölen markalarının ürünlerini görüp mutlu olduk (Elvan Bangkok’ta da görmüştük). Hemen aldık tabi kahvemizin yanına. Öyle 1 saat geçirdikten sonra bir #tricycle’a binip kalacağımız yerin de bulunduğu #whitebeach kısmındaki #Station2’ye geldik (150PHP). Burada da McDonalds’ta biraz zaman geçirdik (aslında amacımız WiFi ve şarjdı; ama ikisi de yoktu).
5.5’ta kalktık ve gündoğumu için sahile yürüdük.
Ömrümüzde yaşadığımız en güzel tanıklıktı bir günün aydınlanmasına 💙



Filipinler’in doğası cennet gibi. 
Boracay da zirvesi diyebiliriz.
Gözün görebileceği en büyük güzelliklerden olsa gerek.
Bembeyaz un gibi yumuşacık bitimsiz bir kumsal, palmiyeler ve mavinin her tonunu barındıran sonsuz bir deniz💙💙💙
Boracay’ın gündoğumu ayrı güzel günbatımı ayrı,
Gündüzü ayrı güzel akşamları ayrı,
Suyun rengi, kumun rengi, palmiyeler apayrı...
Filipinler’e gelecekseniz, tercihiniz Boracay Adası olsun bizce 💙💙💙
Filipinler’in en iyi korunan adası Boracay.
Her ne kadar, sahile paralel olan cadde berbat durumda (yerler kazılı, kaldırım yok, her yer inşaat, elektrik direkleri düştü düşecek vs.) olsa da, sahile iyi bakıyorlar.
Gece temizlenip sabaha hazırlanıyor ve tertemiz gerçekten 🌴🏖🏝
BORACAY GENEL BİLGİLER
Filipinler’in cennet adası Boracay’a gelirseniz #WhiteBeach bölgesinde kalmayı tercih edebilirsiniz.
White Beach, Station 1-2-3 diye 3 bölüme ayrılmış. En hareketlisi #station2. Biz orada kaldık. Kaldığımız pansiyon sahile 20 metreydi. Subway, KFC, McDonalds gibi Amerikan markaların yanısıra yerel pek çok restorana da oldukça yakındı. Sahil boyunca pek çok mekan var; İtalyan’dan Çin’e, Yunan’dan Japon’a dünya mutfağı elinizin altında.
Station 1’e doğru yürüyünce D’Mall dedikleri bir sokaklar bütünü var. Orada da restoranlar, dondurmacılar, hediyelik eşya dükkanları vs var. 
Gece 12’den sonra sakinleşiyor mekanlar, hatta bazısının mutfağı 9-10’dan sonra kapanıyor. 
2 Club gördük, gece 2’ye kadar açık olduğu yazıyordu kapısında. 
Eğer bütçeniz uygunsa #station1’de çok güzel oteller var. O kısım halktan ve esnaftan biraz daha uzak, kendi halinde bir atmosfere sahip.

Cuma, Aralık 28, 2018

Filipinler-Diğer Yüzü

Filipinler, şahane görünüyor değil mi fotoğraflarda? Evet, gerçekten de muhteşem bir doğası var. Ama sadece bu kadar...
Filipinler, doğasının tüm güzelliğine rağmen, her yerinden geri kalmışlık akan bir ülke ne yazık ki...
Her ne kadar bir ülke hakkında bir haftada kesin yargıya varmak zorsa da, bizdeki ilk izlenimi bu şekilde...
📍İlk göze çarpan nokta altyapı yetersizliği. Yollar öyle kötü ki.. Bizim El Nido’daki 3 günümüzde de hava çok iyiydi. Ancak biz gelmeden önce yağmurluymuş ve kanalizasyon taşmış mesela. Her yağmurda kanalizasyon taşan bir turistik yer düşünün...
📍Elektrik, su kesintileri... Çoğu yerde sıcak su imkanının olmayışı...
📍İnternet, ülke genelinde öyle yavaş ki, çekmiyor gibi bir şey bizim gibi hıza alışanlar için. Herhangi bir araştırma yapmak, bilet almak, fotoğraf yüklemek saatlerimizi aldı...
📍El Nido’da adım başı dilenci var. Özellikle de çocukları o şekilde görmek çok üzücü...
📍Her alanda disiplinsizlik ve kuralsızlık göze çarpıyor. Sokakların kirliliği, mekanların bakımsızlığı, sokakta horoz dövüşü, otobüs kalkış saatlerine riayet edilmemesi, uçakların gecikmesi, ElNido’da motorların kasksız sürülmesi... Sistemli ve dakik bir bünyeyseniz, bu ülke sizi zorlayacaktır.
📍Turiste bakış açısı rahatsız edici. Çığırtkan ve agresif bir pazarlama var. Verdikleri turizm hizmetine karşılık istedikleri ücret Güney Asya’nın diğer bölgelerine göre oldukça yüksek (otel, ulaşım, yemek vs). Açıkçası hiç backpacker yeri değil...
📍Gezdiğimiz tüm ülkeler arasında güvenlik açısından en zayıf olanı. Bakkallar tellerin ardından hizmet veriyor. Hostelde her yerde güvenlik uyarıları vs...
🌿🌿🌿🌿🌿🌿
Evet, zor bir coğrafya... Ada koşulları, yağışlı iklim vs. Yine de doğru yönetim ve kararlarla, doğaya uyumlu medeniyet geliştirmek ve yaşamı kolaylaştırmak, mimariye dokunuşlarla estetik hale getirmek  mümkün diye düşünüyoruz.
*Tüm bunlara rağmen halkın hakkını yiyemeyiz; güleryüzlü ve yardımseverler. Ancak, yıllardır süren yokluk nedeniyle ciddi bir hayatta kalma mücadelesi içinde gibiler...



FİLİPİNLER’in SÖMÜRGECİLİK TARİHİ
“1521'de Filipinler'e Ferdinand Magellan'nın gelmesi, ülkedeki İspanyol sömürgeciliğinin başlangıcı olmuştur. 
Filipinler 300 yıldan daha fazla bir süre, İspanyol İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kalmıştır. Bu durum, ülkede Katolikliğin baskın hâle gelmesiyle sonuçlanmıştır. 
19. yüzyılın bitimiyle son dönemlerinde; Filipin Halk Uyanış Hareketi hızlı bir şekilde genişlemiştir. Bu hareket sonucunda ilk Filipin Cumhuriyeti kurulmuştur. Ancak bu devlet uzun ömürlü olmamış; Filipinlilerin bağımsızlık isteğine karşı Amerika Birleşik Devletleri bu ülkeye savaş ilan etmiştir. Filipin-Amerikan Savaşı, ABD'nin kesin galibiyeti ile sonuçlanmış, savaşta yaklaşık 1,5 milyon Filipinli hayatını kaybetmiştir. Bunu takip eden yıllarda, ülke Japon işgaline uğramıştır. Ancak Birleşik Devletler, takımadalardaki egemenliği yeniden sağlamıştır. Ülkedeki Amerikan egemenliği 1945'e kadar sürmüştür. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Filipinler'in bağımsızlığı dünya devletleri tarafından tanınmıştır.”
Bilgi #vikipedia dan.

Filipinler-Cebu-Kawasan Şelalesi

KAWASAN ŞELALESİ
Cebu’da son günümüzde planımız, buraya gelmekteki en önemli amacımız olan #kawasanşelalesi ni görmeye gitmekti.
Kahvaltı yapıp, kaldığımız evden çıktık. Güney terminaline gidip otobüse binecektik.
Otobüse binmek için bu kadar bekleyeceğimizi, otobüse nihayet binebildikten sonra da, 110km nin 5 saat sürebileceğini hesap edemedik...
Saat nerdeyse 5 olmuşken şelaleye hala 40 km kalmıştı. Bu demek oluyordu ki, ineceğimiz yere gelmemiz 6’yı geçecekti. 
İnince de 15 dakikalık yürüyüş vardı. 
Hem hava kararmış olacaktı hem de dönüş otobüsünü kaçıracaktık...
Gece uçağımız olmasa şelaleye yakın bir yerde konaklama ayarlardık ve yarın sabah şelaleye giderdik. 
Ama işte bu gece Boracay’a uçuşumuz vardı...
Otobüsten indik ve yolun karşısına geçerek geri dönüş otobüsünü beklemeye başladık😃
Ne yazık ki #kawasanfalls u göremeden ayrılacağız Cebu’dan...
Yolda planladığımızdan farklı biçimde gelişebiliyor olaylar bazen.
Yine de önemli olan, yolda olmak!


Filipinler- Cebu City

EL NIDO’dan CEBU’ya
Bugün Cebu’ya geçiyoruz. Cebu’ya ulaşım havayolu ile mümkün, bu nedenle PuertoPrencesa havaalanına gelmemiz gerekti. Esasen gece yolculuğu ile El Nido’dan PuertoPrencesa’ya geçmek, böylelikle bir gece konaklama masrafı vermemek istiyorduk.
Ama son otobüs de van dedikleri özel minibüsler de akşam 9’daymış. Yol 5-6 saat sürüyor ve gecenin ortasında varmak uygun olmayacağı için El Nido’da konaklamayı bir gece daha uzattık (3 gece kaldığımız Ashok Homestay’den oldukça memnun kaldık, öneririz). Sabah 7’deki van için vaktinde terminaldeydik. Ancak hareket etmesi 8’i buldu. Neyse ki vanlar hızlı gidiyor, 5 saatte havaalanına vardık ve uçağımıza daha 3 saat var (otobüsler bir miktar daha ekonomik ama çok durduğundan varması 7-8 saati bulabiliyormuş).
CEBU CITY
Cebu, El Nido’ya göre oldukça gelişmiş bir yer. İş merkezleri, alışveriş merkezleri vs. Buna bağlı olarak ciddi bir trafik yoğunluğu var. 
Şu an Noel öncesi olduğundan herkes sürekli alışveriş yapar halde, her yer çok kalabalık.
Filipinler, Güney Asya’nın diğer ülkelerinden farklı olarak %80’i Hristiyan olan bir ülke.
Bunun nedeni batının yüzyıllarca süren sömürgecilik faaliyetleri...
CEBU
Burada yapılacak çok şey var; bununla beraber, ciddi bütçe ayırmak gerek...
Öne çıkan etkinlikler:
#Badian Kanyon
#Kawasan Şelalesi
#Mantayupan Şelalesi
#Tumalog Şelalesi
#köpekbalığıbalina larıyla yüzme
#Osmena tepesi
#Bohol adasına geçmek, günbatımını #ÇikolataTepeleri’nde izlemek... 🍀🍀🍀🍀🍀
Biz de hepsini yapamayacağımız için arasından seçtik.
En çok görmek istediğimiz Kawasan şelalerine gideceğiz. Hafta sonu çok kalabalık olduğunu duyduk. Bu nedenle Pazartesi’ye bıraktık.
Şehri (#cebucity)geziyoruz iki gündür.
Burada ev tuttuk ve çok rahat ettik, biraz da dinlenmeye ve plan yapmaya zaman ayırdık, yenilenme oldu bizim için.

TAOIST TEMPLE/CEBU
Cebu’da önemli bir Çinli topluluk tarafından 1972’de inşa edilmiş Taoist Tapınağı’nı gezdik.


CEBU CITY
#cebucity deki önemli tarihi yerleri gezdik.
Hepsi aynı bölgede ve birbirine çok yakın. Yarım günde şuraları rahatlıkla gezip görebildik:
MAGELLAN’S CROSS
Macellan Haçı, Minore Del Santo Nino Bazilikası’nın hemen girişinde meydanın ortasında bulunuyor.
Macellan, Filipinler’e gelen ilk Avrupalı denizci kaşifmiş.
1521 yılında Cebu’da Katolikliği yaymış ve bunun simgesi olarak da bu haçı inşa ettirmiş.
BASILICA MINORE DEL SANTO NINO
İçinde şapel de bulunan bazilikanın bir kapısı, Macellan Haçı’nın hemen dibindeydi.
Avluya girdiğimizde müthiş bir kalabalık, güvenlik tedbirleri ve vaaz vardı.
Muhtemelen bugün #christmas öncesi Pazar olduğu için acayip kalabalıktı.
Burası, Filipinler’in en kutsal ve en eski kilisesi olduğundan oldukça önemliymiş.
FORT SAN PEDRO
Macellan Haçı ve Bazilika’dan sonra sadece bir cadde mesafedeki San Pedro Kalesi’ni görmeye gittik. 
Kale, genişçe bir yeşil alan/bahçe üzerinde yer alıyor.
Bu bahçede hatıra yolu, anıtlar, bilgilendirici tabelalar var.
Her biri savaşın acıdan başka bir şey getirmediğini hatırlatıyor...
San Pedro Kalesi’ne giriş 30,00 PHP (3TL).
1565 yılında Miguel Lopez de Legazpi tarafından inşa edilen bu kale, sadece iki kattan oluşuyor.
Bahçesinde çok çeşitli ağaç ve bitkiler, özellikle de çok güzel bonzailer var.
Giriş katta ufak bir odada resimlerle kalenin ve Filipinler’in tarihi hakkında bilgi veriliyor.
CEBU METROPOLITAN CATHEDRAL
Kale ziyaretimizden sonra #CebuMetropolitanCathedral e yürüdük.
Burada da ayine denk geldik. Baştan sona izledik, ilginç bir deneyimdi.
Oldukça geniş ve görkemli bir avluya ve binaya sahip bu katedral, 1595 yılında Cebu Başpiskoposluğu olarak inşa edilmiş.
Pek çok defa doğa olayları nedeniyle zarar görmüş ve tadilat görmüş.
HERITAGE MONUMENT OF CEBU
Katedralden çıkınca 500metre mesafedeki Cebu Anıtı Mirası’nı gördük. 
Bu, yolun ortasında bir heykeller bütünü şeklinde inşa edilmiş anıt.
Cebu’nun tarihi boyunca önemli ve sembolik olaylarını tasvir eden heykellerden oluşan yapı, 2000 yılında inşa edilmiş.
YAP SANDIEGO ANCESTRAL HOUSE
Cebu Anıtı Mirası’nın hemen karşısında tarihi bir ev/konak vardı.
Bu bina, 17. yüzyılda Çinli bir tüccar tarafından inşa edilmiş ve ülkenin en eski ahşap evlerinden biriymiş.
İnşaasında yumurta aklarıyla yapıştırılan mercan taşlar kullanılan evin içinde üç-dört asır öncesi Filipin tarihinden kalan hazineler ve heykeller bulunuyor.
Burayı 50PHP (5TL) karşılığında gezebiliyor ve içinde en iyi noktaları bilen yerli halka bahşiş karşılığında fotoğraflarınızı çektirebiliyorsunuz🙃

Filipinler Rotamız

FİLİPİNLER ROTAMIZ
Palawan, Filipinler’in büyük adalarından biri. Puerto Prencesa buranın şehir merkezi, El Nido ise en kuzey ucu. 
Biz #PuertoPrencesa havaalanına inip, ilk 2 gecemizde, havaalanına yakın bir otelde kaldık. 
Palawan’dan ayrılmadan, burada görülecek yerlerden ön önemlisi olan #undergroundriver turuna katıldık. Mutlaka tavsiye ederiz.👌🏻
Ardından 5 saatlik kara yolu ile El Nido’ya geldik. Burası tüm ülkenin en turistik yerlerinden biri. Bu nedenle pek çok hostel, otel, cafe ve tur şirketi var. Ancak, ne yazık, ada çok bakımsız, büyük bir yokluk içinde. Turistik yerlerin o alıştığımız estetik, sevimli havası yok. Gece bir parça daha güzel görünebiliyorsa da, gündüzleri ciddi anlamda biçimsiz bir yer... Burada yapılacak en iyi aktivite turlara katılmak. Tüm tur şirketleri aynı turları yapıyor. Tur A, B, C, D. Hepsinde de birbirinden güzel yerlere gidiliyor. Biz tur C ve A’ya katıldık. B ve D’de görülmeye değer  doğal güzellikler var (#snakeisland, #pinagbuyutanbeach, #pasandiganbeach, #cathedralcave #cadlaolagoon gibi). Vakti ve nakti olan deneyebilir (turların her biri kişi başı 120-140TL) 🙃
Bu 4 turun dışında, tur şirketleri, #kuyawyaw şelalesi, şehir merkezi, #nacpanbeach, #dulibeach, #canopywalk gibi farklı turlar düzenliyor. 
Burada görülmeye değer en önemli yerlerden biri de #coron. Ancak orası biraz uzak, ulaşım meşakkatli ve biraz maliyetli. Orayı da görmek isterdik aslında (özellikle de #kayanganlake’i) ama bütçe ve zamanımızın bir bölümünü diğer adaları görmeye ayırmayı tercih ettik. Bu nedenle El Nido’da 3 gece konaklayıp 3 gün geçirdik.
Filipinler’de Palawan dışında, başkent #Manila’nın olduğu ada var. #Singapur’dan ilk oraya inip, oradan #PuertoPrencesa’ya aktarma yaptığımızdan havaalanında epey vakit geçirmiştik. Ancak dışarı çıkıp şehri görmedik. Manila hakkında hiç olumlu bir şey duymadık zira...
Filipinler’in methini duyduğumuz diğer yerleri ise; Cebu adası ile Panay adasının ucunda Boracay. 
Bugün öğleden sonra #cebu ya uçuşumuz var. Orada 3-4 gün kalıp #boracay a geçmeyi planlıyoruz.


Filipinler- El Nido- Tur A

EL NIDO- 3.Gün-Tur A
Bugün sabah 9’da limana geldik. Teknenin kalkması yine 10’u buldu.
Bu sefer Tur A’ya katılıyoruz. Bu sefer internetten değil, kaldığımız hostel #ashokhomestay den ayarladık (1200PHP-120TL) turu. Tur ücretine ek olarak, #biglagoon a giriş için kişi başı 200PHP(20TL) ödeme gerekiyor. Dün #çevrevergisi (kişi başı 200PHP) ödediğimiz için bugün aynı fişi gösterdik ve bu turda ödemedik.
Tur A’da üçü #lagün olmak üzere, 5 noktaya gidiliyor; #biglagoon #screetlagoon #smalllagoon #shimizuisland #sevencommandobeach
TOUR A-BIG LAGOON
Tur A’nın ilk durağı, Big Lagoon. 
Burası bir doğa harikası! 
İki dağın arasında oluşmuş yeşil-mavi lagün, öyle sakin, öyle güzel ki!
Burada kano kiralanabiliyor 250PHP’ye (2kişilik). Kano istemezseniz, yüzebilirsiniz de. 


TOUR A- SECRET LAGOON
Tur A’nın ikinci durağı #secretlagoon. Buraya yaklaşınca tekne demir atıyor ve grupça yüzülerek, dağın arasında kayalıklardan küçücük bir delikten geçilip gizli lagüne ulaşılıyor. Lagün oldukla küçük bir alan ve su da biraz bulanık. O nedenle orada uzun vakit geçirmek çok keyifli değil. Ancak hemen yanında  palmiyeli ve beyaz kumlu bir plaj var. Orada yüzmek ve su altı muhteşem 
TOUR A-SHIMIZO ISLAND
Üçüncü durağımız #ShimizoIsland. Bugün biraz rüzgârlı olduğundan  yüksek dalgalar olabilirmiş. Bu nedenle tehlikeli olmaması için dibine değil yakınına yaklaştık.
Gemide öğle yemeğimiz hazırlanırken 20 dk harika mavi sularda yüzme fırsatımız oldu. Sonra, yine başta kömürde ızgara balık olmak üzere, oldukça lezzetli olan yemekler yedik.
TOUR A- SNORKELING AREA
Dördüncü durağımız adını tam hatırlayamadığımız bir koydu. #SmallLagun e gitmeyip buraya geldik.
Yine muhteşem mavi, muhteşem su altı vardı burada da. Doya doya yüzdük. Ve ardından son durak için demir aldık.
(Ancak burada, gruptan iki kişiye denizanası değdi. Bu bilgiyi de vermeyi yararlı buluyoruz.)
TOUR A-SEVEN COMMANDOS BEACH
Tur A’nın son durağı bembeyaz kumsalı, palmiyeleri ile muhteşem görünen #SevenCommandosBeach.
Burası ayrı bir ada değil. El Nido’nun bulunduğu karada bir plaj. Ulaşım sadece deniz yolu ile mümkün.
Üzerinde bir resort otel, minik tesisler, beach volley ve basketbol için alanlar var.
Suyun ve kumun rengi burada da muhteşem👌🏻
Burada 1 saat geçirip yeniden limana dönerken “Tur A mı Tur C mi daha güzel?” diye düşündük; ama, karar veremedik😉
Çünkü, ikisi de müthişti💙

Filipinler-El Nido- Tur C

TUR C-İlk Durak- Helicopter Island
Limandan çıktıktan sonra ilk durak, şekliyle helikopteri anımsatan ada oluyor.
Burada küçük bir plaj var. Oradan suya girip deniz gözlükleri ile su altını incelemek çok heyecan verici. Balıklar, resifler, bitkiler ve kayaların rengarenk ve capcanlı görüntüsü müthiş.🐠🐡🐟

TUR C-İkinci Durak-Matinloc Shrine
#HelicopterIsland’dan sonraki durak 
#matinlocshrine dı. Aralarındaki mesafe biraz fazlaydı ve açık denize yaklaşıldığı için çok sarstı; biraz zor bir yoldu.
Matinloc Shrine, çevresinde pek çok minicik kumsalın bulunduğu bir ada. Üzerinde bir kilise var ve adaya adım basınca 100PHP bağış alınıyor burası için. 
Turlar burada uzun kalıyor. Çünkü, kilisenin önünde ahşap masalar var ve turlar öğle yemeklerini bu masalara hazırlıyor. 
Yemek hazırlanırken, tepeye çıkıp muhteşem manzara izlemeye, küçücük plajlarından denize girerek yüzmeye, #kano ile yanaşan satıcıdan #coconut alıp içmeye fırsatımız oldu. 
Yemek hazırlanınca, çeşit ve sunum bakımından çok zengin olduğunu görmek güzel bir sürpriz oldu. Hele yan masada, diğer tur şirketinin masasını görmeliydiniz, meyvelerden kuşlar vs, abartmıştı, baya sanat gibiydi sofraları 😄Yemek, özellikle kömürde ızgara balık, son derece lezzetliydi. Yedikten sonra üçüncü durak için demir alındı. Neyse ki bu sefer oldukça kısaydı rotamız.


TUR C-Üçüncü Durak- Secret Beach
Turun en aksiyonlu noktası burasıydı! Teknelerin durduğu yere yakın bir tepe var ve o tepedeki küçücük bir aralıktan yüzerek geçiliyor. O aradan geçince gizli bir plaja ulaşılıyor.
Aslında çok çok çok güzel bir doğa oluşumu.
Bununla beraber, 10-15 tekne aynı anda yanaştığından içeride 70-80 kişi olunca doğanın güzelliğini neon turuncu can yelekleri gölgeliyor 😄 Yine de müthiş bir deneyimdi. 
Girişteki kayalarda çok dikkatli olunması gerekiyor, geleceklerin bilgisine 😉
TUR C-Dördüncü Durak- Star Beach
Bir sonraki durak yakındaki bir başka adacığın plajı. Bu sefer kuma yanaşmıyor, derinde demir atıyor. Hayatımızda gördüğümüz en güzel mavi tonları burada. 
Bir ay önce #Tayland#KoLanta’da tekne turunda dünyanın en güzel mavilerini gördüğümüzü düşünmüştük. Burası, oradan bile güzel. 
Tam doya doya yüzmelik, sakin, sessiz, derin bir koy. Gözlükle yüzünce pek çok değişik balık görmek mümkün burada da. Hatta #starfish görenler oldu.
Burada yarım saat doya doya yüzdükten sonra, tekneye geri bindik. Rotada son bir durak kalmıştı.
TUR C-Beşinci Durak- Hidden Beach
Son durak kayaların, tepelerin ardında kalan saklı plajdı.
Teknenin yanaştığı yerden kayalardan yürüyerek tepenin ardındaki plaja ulaşılıyor. Orada da renkli balıklarla yüzme şansımız oldu. Çok çok güzeldi.

Filipinler- El Nido

EL NIDO’ya VARIŞ
Plan şaşınca El Nido’ya varış saati de şaştı tabi. Kendimizi gece 3’te otogarda bulduk. Bindiğimiz yerde anlaştığımız adam, bize bileti satarken, aracın zaten varınca otogarda bekleyeceğini, bizim de sabaha kadar içinde bekleyebileceğimizi söylemişti. Ama vardığımızda şoförün bundan haberi olmadığını anladık... Mecburen indik ve terminalde gün doğumunu beklemeye başladık. Terminal dediysek, kafanızda bizimkiler gibi bir şey canlanmasın... Nasıl bir yer olduğu hikayelerde var...(yolculuk kişi başı 50TL ydi bu arada)
#PuertoPrincesa’nın geri kalmışlığı karşısında yaşadığımız şokun iki katını burada yaşadık. Zira El Nido, Filipinler’in en öne çıkan turist cazibe merkezlerinden biriydi. Nasıl bir devlet/ şehir yönetimi böyle bir potansiyeli böyle başıboş, böyle bakımsız, yollarını bozuk ve çamurlu bırakabilirdi...
İnternet ülke genelinde aşırı yavaş olduğundan araştırmaları düzgünce yapamıyoruz. Bu sabah buraya indiğimizde kalacak yerimiz yoktu. Bulduğumuz yerlerin hiçbiri bir türlü içimize sinmemişti; kafamızdaki konaklama seçeneklerini yerinde görüp karar verecektik. 
Gün ağarınca merkeze yürüyüp önce kahvaltı ettik. El Nido’da ilk oturduğumuz mekan olan Nido Cafe internet, şarj, tuvalet, kahvaltı... her ihtiyacımızı karşıladı. Gayet memnun ayrıldık oradan. Kendimize gelmiştik, şimdi sırada bu gece uyuyacak bir yer ayarlamak vardı. İnternet araştırmamıza göre içimize en çok sinen #AshokHomestay’e geldik gözümüzle de bir görmek için. Olumlu bir izlenim edinince, bu gece kalmak üzere anlaşıp, çantalarımızı bırakıp çevreyi keşfe çıktık.


EL NIDO İLK GÜN
Hostele eşyaları bırakıp şehri keşfe çıktık.
Bir avuç yer El Nido. Bir ana caddesi, onu kesen minik ara sokakları ve ana caddenin sonunda sahili var. Bir de merkezde değil de; başka tarafta #NacpanBeach var. Ancak oraya taksiyle (3cycle ya da van) veya motorsiklet kiralanarak 40 dk yolculuk ile gidilebiliyor. Ayrıca giriş ücretli. O nedenle oraya gitmedik. 
Merkezdeki sahilde vakit geçirdik. Burada güzel bir sahil var; ancak, liman olarak kullanıldığından yüzülmüyor.
Burada yapılacak en iyi aktivitenin turlara katılmak olduğunu okumuştuk. Merkezde pek çok tur şirketi var ve hepsi aynı turları yapıyor. Tur A, B, C, D. Hepsinde de birbirinden güzel yerlere gidiliyor. Biz de sonraki günümüz için tur C’yi ayarladık. Daha uygun olacağını düşünüp internetten (kişi başı 1200PHP-120TL) aldık; ancak fiyat aynıymış.
Hostele gelip dinlendikten sonra akşam yemeği için dışarı çıktık. Hava kararınca gözümüze daha güzel göründü burası. Oldukça güzel mekanlar vardı. #Sava ve #Happiness ın methini duymuştuk.Happiness çok kalabalıktı, kapısında menüsüne bakarken, karşısındaki @cafe.athena dan yardımcı oldular. Yemeklerinde #msg olmadığını söylediler; gerçekten de vücudumuzda yemekten sonra herhangi bir reaksiyon olmadı. Fiyatlar biraz yüksekti; ama, denize nazır lezzetli yemek yemek insan ruhuna iyi gelen bir şey, arada yapılmalı😉
EL NIDO İKİNCİ GÜN-TUR C GENEL BİLGİLER
Bugün sabah 8’de limandaydık. Tur şirketimizi (#jhonnas) bulduk ve işlemlerin tamamlanmasını bekledik. Tur şirketinden memnun kaldık, öneririz 👌🏻
(Turları almak için baktığımız siteler #thetripguru ve #klook. Buralarda kredi kartı geçerli.)
1200PHP (120TL) ödediğimiz turda öğle yemeği, şnorkel, deniz gözlüğü veriliyor. Deniz ayakkabısı da 100PHP’ya (10TL) kiralanabiliyor tur şirketinden. Biz bundan sonra da turlara katılacağımız için, her seferinde kiralamaktansa, kendimize ait olması daha mantıklı geldi. Tekneyi beklerken yakınlardaki dükkanlardan birinden (art’tı ismi) 350PHP’ya (35TL) satın aldık. “Ben ayakkabısız idare ederim” demeyin, gidilen koylarda gerekiyor.
Tur ücreti haricinde gidilen noktalar için kişi başı 200PHP (20TL) çevre vergisi ödenmesi gerekiyor, bu ödeme 10 gün geçerli, yani belgenizi gösterdiğinizde daha sonra katılacağınız turlarda tekrar ödemiyorsunuz. Ayrıca ikinci durakta kilise var ve orada da 100PHP (10TL) kiliseye ödeme yapılıyor...
Tur C’nin 5 durağı var, 5’i de efsane.
Sabahları limanda yoğunluk oluyor, pek çok tur teknesi aynı anda çıkmaya çalışıyor, bu nedenle 9’u geçiyor yola çıkmak. Dönüş 16:30’u buluyor.
Tekne bazen çok sallıyor, bulantı için ilaç bulundurmakta fayda var.