Cumartesi, Mart 09, 2013

Timur Selçuk - Sen Neredesin



insan bazı güzelliklerle ne kadar da geç tanışıyor..
(eyvallah v. özdemiroğlu. her hafta bir değer katıyorsun hayatıma!)

daha fazla bilgi için:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Timur_Sel%C3%A7uk

Cuma, Mart 08, 2013

dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa!!!


dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun!

Perşembe, Mart 07, 2013

keşke yalnız bunun için sevseydim seni...

BİR ÇİÇEK

Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gitmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur.

Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,
Güverteleri uçtan uça orman;
Aldım çiçeğimi şurama bastım,
Bastım ki yalnızlığımmış.

Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

mehmet erdem üzerinden bir popülarite sorgulaması :)

5 yıl önce "sınıf" diye bir dizi vardı.. 7-8 bölüm gitti, sonra da bitti sanırım.. dizide beni çeken şeyse jenerik müziği idi..
çok çok etkileyici bir erkek sesiydi duyduğum..
araştırıp "mehmet erdem" olduğunu öğrendim..
sonra "polis" filminde "olur ya"yı söylüyordu aynı etkileyici ses.. aylarca dinledim o tek şarkıyı..

sonra yıl oldu 2012-2013, bir anda ünlü oldu mehmet erdem!
bir şeyin bir anda patlaması, tutması nasıl oluyor?
ben bunu hiç anlayamıyorum..
doğru zaman doğru iş mi? ne?

Salı, Mart 05, 2013

insanların egoları her zaman böylesine yüksek miydi

sosyal medya sadece ayyuka mı çıkardı bunu?
yoksa artırdı mı?

herkes kendi reklamını yapıyor sanki..
yarışıyor diğerleriyle, kıyaslıyor kendini..

bir de ilişkiler ne kadar değersizleşti ve seviyesizleşti, dikkatinizi çekiyor mu sizin de?
herkeste bir "lafı koyma" çabası, üste çıkma, ötekileştirme, ezme derdi..

neyin peşindeyiz sahi?
herkesi eleyip birinci mi olmak istiyoruz?
yazık bize..

Pazar, Mart 03, 2013

incendies- denis villenevue 2010

aylardır izlemek isteyip bir türlü izleyemediğim bir filmdi..
tam da radiohead'i keşfedip (evet henüz keşfettim!), aralıksız dinlemeye başladığım günün sonrasında açıverdim filmi..
ve film şu şarkıyla başlıyordu..
bilirsiniz, pek severim ben böyle tesadüfleri..
filmi de pek sevdim. ama pek anlatmak istemiyorum; zira spoiler vermekten korkuyorum biraz. 
ben, hakkında hiçbir şey okumadan izledim. size -naçizane- tavsiyem siz de öyle yapın!
çok etkileneceksiniz..


(ve evet, bu tarz kitap ve filmlerde bir kez daha yüzleşiyorum hep, savaş diye bir şey var.. 
bizim ülkemizde olmasa da, çok yakınımızdaki coğrafyalarda hatta.. 
ve çok çok acı, insanı insan olmaktan utandıran şeyler yaşanıyor o savaşlarda...
çok acı...)

Cumartesi, Mart 02, 2013

The Marshmallow Test



dünyanın en güzel videolarından biri bence, bu! ;)

Cuma, Mart 01, 2013

mim- 7


sevgili bahar mimlemiş beni.
keyifli okumalar;)

1- En son kime yalan söyledin? Neden?
"ben hiç yalan söylemem ki!" :)
gerçekten! :)
belki, velilere söylemiş olabilirim, "çocuğunuz geçen seneye göre epey gelişme göstermiş" şeklinde ;)
pembe yalan yani. 

2- Biz okumuyoruz farz et, kendine bir itirafta bulun..
yeteri kadar çabalamıyorsun ezgi!

3- En son severek okuduğunuz kitap hangisi?
tatlı rüyalar- alper canıgüz (aralık 2012)

4- Şuan istediğin işi mi yapıyorsun?
işimi seviyorum, ama tam da tatmin olmuyorum.
kendimi daha çok geliştirebileceğim ve daha çok para kazanabileceğim bir işim olmasını isterdim.
ama aynı zamanda daha kısa çalışma saatleri olacak :D

6- Öleceğini bilsen ömrünün son zamanlarını nerede, kimle geçirmek isterdin?
(allah korusun! daha çok güzel günler görmek istiyorum ben!)
ca'nım memleketim izmir'de; annem, ablam ve hayatımdakisevgiliinsan'la..

7- Favori şarkıcın ve şarkısı?
favorilerim pek yok benim, bknz bir önceki yazı :)
bu ara, cocorosie- beautiful boyz

8- Her bölümünü heyecanla takip ettiğin bir dizin var mı?
maalesef..
çok çabaladım ama diziler kısa sürede sıkıyor beni. 
dizi takip etmek bile biraz emek istiyor daha doğrusu.. ve ben beceremiyorum bir türlü.
işler güçler'e sardırdım bir dönem; ama, artık ya başlamadan yatmış oluyorum ya da yarısında uyuyakalıyorum :)

9- Keşke..?
dünya daha güvenli bir yer ve yaşamak daha kolay, kadınlar için de hayat daha rahat olsaydı.

10- Kötü alışkanlıkların var mı?
tüm abur cuburların hastasıyım!
cips, çikolata, çerez, püskivit, pasta...

11- Sence ideal eş nasıl olmalı?
anlayışlı, özgür, zeki, yakışıklı, görgülü, bilgili, gözü benden başkasını görmeyen :)

 *bu mim, benden, tüm mimseverler'e gitsin ;)


Perşembe, Şubat 28, 2013

en'leri olmayan bir insanım ben..

geçenlerde fark ettim de; şu hayatta, cevap vermekte en çok zorlandığım sorulardan biri "en sevdiğin ...?" sorusu!
zira, beni yaşamda en çok duraklatan, yavaşlatan ve zorlayan nokta; ilgilerimin netleşmemiş oluşu, daimi kararsızlığım, pek çok şeye ilgi duymak&heves etmek, pek çok şeyi çok sevmek...
bu nedenle pek "en"lerim yok benim, pek çok şeye hemen hemen eşit mesafedeyim...


aslında bir şeyi abartılı bir biçimde sevmek biraz ergenlik dönemi özelliği zaten.. bilirsiniz, kendini var etme, diğerlerinden ayrılma çabası ve kendini bulma çabası ile ilintili olarak..

velhasıl, aslında şunu diyecektim:
blogu bu yüzden de pek seviyorum! ilgilerimi, çok sevdiklerimi derli toplu görebiliyorum burada!

Çarşamba, Şubat 27, 2013

istanbul- mekanlar

dün akşam annemin sigarayı bırakmasının 3. ayı şerefine yemeğe çıktık ;)
güneşli civarında -taksisiz bulunamayacak bir muhitte- nalia karadeniz mutfağı'na gittik.
ilk defa gittiğim bu mekanı çok beğendim. tertemiz masaları, sade ve şık dekorasyonu, ince ince çalan müziği, lezzetli yerel yemekleriyle güzel bir akşam geçirdik.
turşu kavurmayı çok sevmedim, ama, istiridye mantarlı sebze sote ve pideleri çok başarılı!
tatlılardansa laz böreği tatlısını çok sevmedim ama, nalia mısır tatlısı ve balkabağı pastasına bayıldım! (ki kabak tatlısından hiç hazzetmem)
bir de kahvaltı olayları var ki, en yakın zamanda denenmeli, diyorum ;)

gelelim istiklal'e; çok sık gittiğim ve daha önce de yazdığım mekanlardan bahsedeceğim öncelikle:

dilek pastanesi: istanbul'a taşındım beri, en çok gittiğim mekandır sanırım.. rahat rahat uzun saatler oturulup sohbet edilebilecek, lezzetli yemekler yiyebilecek, pasta- kahve keyfi yapılabilecek ferah bir mekan. hele ki güzel havalarda açık balkonda oturmak müthiş. sevgili buluşması, arkadaş buluşması, doğum günü kutlaması gibi çeşitli akşamlar için hep aklımdadır;) tek sıkıntı, bir dönem alkol vardı menüde, son zamanlarda menü yenilenince kaldırıldı?! bir de, menü yenilenince fiyatlar da yenilendi!
-ben genellikle istiklal'deki şubesine gidiyorum, birkaç defa da forum istanbul ve bağdat caddesi'ndekine gitmiştim.-


jadore: istanbul'a taşınır taşınmaz keşfettiğim ve çok sevdiğim mekanlardan. ancak çok çok küçük ve içeride oturmak için her zaman epey sıra beklemek gerekmesi can sıkıcı. 


avam kahvesi: burayı 1 yıl kadar önce keşfettim. daha önce de yazmıştım, oldukça hoş bir mekan. ancak geçen hafta gittiğimizde hem çok kalabalıktı hem de müzik epey yüksekti, doğru dürüst iki laf edemedik.

mandabatmaz: burayı pek severdim, ama, belediyenin masa kaldırma hadisesi yüzünden maalesef, artık oturup sağlam bir kahve içemediğim mekandır..

tezgah bar&sahaf: yeni keşiflerimden! sanırım nejat işler'in mekanıymış ve gecenin ilerleyen saatlerinde kendisine orada rastlamak mümkün imiş! sırf bunun için sıklıkla gidilir bence :)
ayrıca barda raflar dolusu kitap mevcut, satış ve takas hizmeti de var!


herkese iyi gezmeler!