blogsever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogsever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mayıs 12, 2016

blog v instagram

teknoloji cep telefonuna indiğinden bu yana bloglara olan ilgi, hem yazan hem okuyan açısından azaldı. 
başta bu duruma bozuluyordum baya. ve inatla düzenli yazmaya devam etmeye çalıştım bir süre. 
gel gelelim, giderek ben de instagram, twitter'daki kolay ve anlık paylaşımlarla paylaşma ihtiyacımı gidermeye alışmaya başladım sanırım...
hayatımda bilgisayarın yeri, iş yerimden ibaret uzun zamandır. evde bilgisayar açma devrini kapattım sayılır. internetle olan tüm işlerimi telefon veya tabletle yapıyorum. ve fakat blog yazmayı beceremiyorum bilgisayar olmadan... bilgisayarı açmaya ve yazmaya da çoğu zaman üşendiğimden aklıma gelen yazıları yazamıyorum.
mobile indirgenemeyen her şeyin tedavülden kalkmaya mahkum olduğu bir devirdeyiz zannedersem...
avucumuzun içinde olmayan ve anında halledilemeyen her şey zor geliyor artık çoğumuza.


en çok kitap, film, tiyatro, gezi paylaşmayı severdim mesela blogta. 
bir kitap bitti mi, ya da bir film, bir oyun izledim mi, bir seyahatten döndüm mü, uzun uzun üzerine düşünür, fotoğraflarına bakar, sonra özenle anlatırdım burada. 
şimdi öyle mi ya?! kitap okurken, film/oyun arasında, gezi sırasında, bitmesini, sindirmeyi, üzerine araştırmayı beklemeden, an be an paylaşıyorum instagramda. altına da anlık duygular, düşünceler yazıyorum çalakalem. bir yandan daha spontane ve pratik olması elbette çok hoşuma gidiyor; ama bir yandan da emek verilen, özen gösterilen uzun yazıların yazıldığı ve okunduğu (artık kimse uzun yazıya tahammül edemiyor sanki?) blog dönemlerini özlemiyor değilim.

velhasıl-ı kelam, ben içimden geldiğince, burada da yazmaya devam edeceğim;)

Perşembe, Mart 17, 2016

mim 9- yayınevleri

sevgili colukcocuk mim göndermiş bana! uzun zamandır mim gelmiyordu. en son yine colukcocuk mimlemişti:)
yeni gelen bu güzel mim üzerine finlandiya serime bir es verip araya bu yazıyı alıyorum;)

1. En sevdiğiniz yayınevi hangisi?

yayınevlerinin önemini istanbul'a gelince idrak ettim esasen. zira izmir'de pan kitabevi'ne girer alırdım. sadece kitap fuarlarında hissederdim biraz biraz. istanbul'a gelince, eh zamanla az biraz daha bilinçli bir okur olma yoluna girince, ilk galatasaray lisesi'nin yanındaki yapı kredi yayınevi'nde keşfettim bu zevki. e hem bu nedenle hem de en sevdiklerim sabahattin ali, yaşar kemal, cemal süreya, amim maoluf, yusuf atılgan, mine söğüt kitaplarını okuduğum yayınevi olması hasebiyle yky benim favorim sanırım. oradan alınan kitapları hemen yakınındaki ara kafe'de çay içerek kurcalamak gerçekten büyük keyif bana göre!
ve fakat, çok sevdiğim birkaç yayınevini daha saymazsam içim rahat etmeyecek. metis (hem edebiyat hem düşünce, öteki serileri), kırmızı kedi ve can da kitaplarını okumaktan çok haz aldığım yayınevleri.

2. Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayın.

aslında okuduğum diyemeyeceğim ama şu sıralar sürekli elimde dolaştırıp ara ara okumakta olduğum "bu bir çağrıdır" kitabından bahsetmek isterim. yaşar kemal'in yazılarından derlenen bu kitabın, ülkemizin içinde kıvrandığı sorunlar yumağına bakış açımı genişletmem için yardımcı olacağına inanıyorum... 


3. Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitaptan bir söz yazın.

yine bu kitaptan bir minik paragraf yazmak istiyorum:
"...
şu dünya, batmış dillerin, kültürlerin mezarlığıdır. daha adını sanını duymadığımız ne kültürler gelip geçmiştir bu dünyadan. anadolu kültürleri bir kültürler mozaiği olduğu için çağımız kültürlerine kaynaklık etmiştir.
..." 
(sayfa, 39) 

4. Yazarın başka okuduğunuz ya da önerdiğiniz bir kitabı var mı?

ince memed 1 ve tek kanatlı bir kuş'u okudum. ve her ikisini de öneririm. ancak, izninizle öncelikle kendime ince memed'i tamamlamayı öneriyorum;)


5. Yayınevinden kitap çıkartsanız ve tutmasa ne hissedersiniz? 

bozulurum sanırım:) sonuçta okunmayacaksa blog yazıyoruz, yazmaya devam ederdik. kitap yayınladığıma göre umutlanmış olmalıyım ve hayal kırıklığı yaşayabilirdim. bir de boş yere o kadar kağıt gitti, yazık günah yahu;/

6. Bu yayınevinden almak istediğiniz kitap hangisi/hangileri?


kitaplığıma hızlı bir göz gezdirdiğimde bu yayınevinden elimde olup da okumadığım kitabım yok. eferim bana:)
o halde ince memed serisini alabilirim;)

Salı, Eylül 22, 2015

mim 8- blogger life:)

sevgili colukcocuk mimlemiş beni. ne zamandır olmuyordu mim. hem de böyle güzel bir konuda olunca kendilerine teşekkür ediyor, hemen cevaplıyorum;)

1. Blogger denilince aklınıza gelen 3 şey nedir?
paylaşmak, okumak ve yazmak:)


2. Kişisel bloglar mı yoksa gezi, güzellik, moda bloglarını mı tercih ediyorsunuz?
sanıyorum en çok kişisel blogları okuyorum. onun dışında gezi yazıları, film eleştirileri/önerileri yazanları, sanatsal paylaşımlar yapanları, kitaplar hakkında yazanları, yemek bloglarını da çok seviyorum ve onlardan da çok faydalanıyorum. sadece moda, güzellik ve kozmetik blogları pek bana göre değil.

3. Blogger olmanızda etkili 3 şey nedir?
ilk neden; yazmayı, anlatmayı, paylaşmayı seviyorum. oldum olası not alan, duygularımı, düşüncelerimi, yaşantılarımı not almazsam, unutursam sanki elimden kaçacakmış gibi hisseden bir yapım var. belki bir nevi ölüm korkusu, içten içe geleceğe kalma, kendinden bir iz bırakabilme çabası... bu nedenle kendi kendime yazmakla yetinmedim, yazdıklarımın insanlara ulaşmasını tercih ettim.
ikinci neden; aldıklarımın karşılığını verme isteğim:) şöyle ki, aslında benim hikayem böyle başladı:
hayatımdakisevgiliinsan'ın hayatıma yeni yeni girdiği dönemlerdi. o zaman böyle cayır cayır sosyal medya, anlık paylaşımlar da yoktu. blog yazdığını öğrendim, böylece blog diye bir şeyin varlığını da:) okudukça çok hoşuma gitti. "aslında ben de ne kadar severek yazarım" diye düşündüm ve kendisiyle paylaştım. ama kaygılarım da vardı. okunmaya değer bir şeyler yazabilecek miydim? o da şöyle dedi "her gün herhangi bir şey yapmadan, almadan, okumadan, izlemeden internetteki yorumlara bakıyor, onlardan faydalanıyorsun değil mi? her gün bir şeyleri araştırıyorsun değil mi internetten? işte tüm o bilgiler senin benim gibi insanlar yazdığı için var. sen de yaz ki, senin de faydan dokunsun. hem böylelikle aldığın bilgilerin karşılığını verebilirsin."
ben de çok etkilendim bu sözlerden:) mantıklı buldum yani ve başladım.
üçüncü neden; başladıktan sonra çok güzel insanlar tanıdım. bana benzeyen ya da benzemeyen... düşünceler, bilgiler, ilgi alanları vs. hergün herkesten yeni şeyler öğrenmeyi çok sevdim açıkçası ve 5 yıldır devam etmemi sağlayan da bu.

4. Örnek aldığınız bloggerlar var mı?
çok var. beğendiğim, takdir ettiğim. ilk aklıma gelenleri yazıyorum hemen, unuttuklarım olacaktır, affola.
mine tozanlıoğlu nezaketine, seyahatlerine, marifetli ellerine, okuduğu kitaplara imreniyorum;)
lulu seyahatlerini uzun uzun, ayrıntılı, okuyanlara faydalı olacak şekilde anlatması çok hoşuma gidiyor;)
deeptone çalışkanlığını, sanat zevkini, bloggerlara samimi ilgisini alkışlıyorum;)
pelinpembesi seyahatleri, çok fazla kitap okuyor oluşu, kitaplardan yaptığı çarpıcı alıntılar yıllardır severek okuduğum bir blogger yapıyor onu;)
elif. film ve müzik zevkine bayılıyorum;)


5. Şu anki mesleğiniz ne ya da ne seçeceksiniz?
psikolojik danışmanım. meslekte 7 yılı bitirdim. çok severek okudum, severek de çalışıyorum. alanımı çok sevdiğim için, eğitimlere devam ediyorum, mesleğimde kendimi geliştirmeye gayret ediyorum. bu konuda şanslıyım sanırım;)


*evet, şimdi, bu mimi kimler yapmak ister;)

Çarşamba, Şubat 04, 2015

oriflamebidunya.blogspot.com.tr

sevgili ablam peacelilyozge'nin yeni blogu ile tanıştırmak isterim sizleri.
bir süredir içinde yer almakta olduğu oriflame dünyası ile ilgili bir blog bu sefer.
onun sayesinde, kısa süre önce, ben de oriflame'e dahil oldum elbette :) 
hem ürünlerini hem de çalışma sistemini gayet iyi buluyorum.
ve bu doğal isveç kozmetiği dünyasına sizleri de davet ediyorum:
http://oriflamebidunya.blogspot.com.tr/2015/02/yeni-yeni-yeni.html
henüz ilk yazı; bakalım, heyecanla bekleyip göreceğiz devamını ;)


Pazartesi, Şubat 02, 2015

manuş baba'nın keşfi!

blog seviyorum ben!
yazmayı, yazdıkça rahatlamayı; okumayı, yazılanlardan öğrenmeyi...
tasarımda sağda "en çok okunan yazılarım" kısmı var bildiğiniz üzere. onun benim için kıymeti şu:
insan çok dönemden geçiyor; dönemeçlerden, farklı süreçlerden... farklı hisler yaşıyor; farklı fikirler düşüyor aklına. temel karakteristik yapılarımız dışında; sürekli değişen ve dönüşen varlıklarız sonuç olarak. 
sonra, bir nedenle bir yazı, bir gün çok okunabiliyor ve blogun sağından bana göz kırpıyor. bazen, bu, unuttuğum bir yazım oluveriyor; açıp tekrar okudukça hatırladığım, o güne döndüğüm...

velhasıl, dün de gece gece gördüm ki bir yazım en çok okunanlarda. "aa bu neydi" diye bakarken, altındaki yorumda sevgili meriç ile karşılaştım. bloguna baktım bunca zaman sonra. ve bu güzel tesadüf sayesinde manuş baba ile tanıştım. dinledim dinledim dinledim... 
nazan öncel dinleyerek geçmiş hafiften bohem, azıcık entel özentisi ve elbette hüzünlü bir ergenliğim var benim. nazan öncel, kutsallarımdan bu anlamda. onun bir şarkısını başkasından sevebileceğime ihtimal vermezdim; ama, allahım etkisinden çıkamıyorum  geceden beri...
dinleyin, bana hak verecekseniz...





Salı, Eylül 16, 2014

kız gibi

tanıyanların bildiği üzere, kendimi bildim bileli, belli bir düşünme becerisi ve farkındalığa eriştim erişeli meselemdir kadın meselesi...
örnek bir yazım burada...
kimilerine göre "beni 11-12 yaşlarımda okuduğum duygu asena kitapları bozdu", kimilerine göre "ülkede başka dert mi kalmadı, ben abartıyorum", kimilerine göre "toplumsal cinsiyet rollerini değiştiremem"....
ben yine de yıllardır fırsat bulduğum her ortamda dile getirmeye çalışıyorum fikirlerimi, karşılaştığım insanların zihinlerini bu yönde açmaya çalışıyorum...
yıllardır fırsat bulduğum her ortamda dile getirmeye çalıştıklarımı, çok yalın ve güzel bir biçimde kaleme almış sevgili elif doğan!
hem bu güzel yazısını hem de sayesinde izleme fırsatı bulduğum "orkid" markasının çok kıymetli videosunu paylaşmak istiyorum sizlerle.
ben de tıpkı elif doğan gibi içim acıyarak, canım yanarak izledim...



Cuma, Haziran 13, 2014

kitap çekilişi varsa dayanamam!!!

sadevederin çoook uzun zamandır zevkle takip ettiğim; bilgisine, görgüsüne, izlediklerine, okuduklarına, blogger'larla yakın ve samimi ilgisine hayran olduğum yazar. yakın zamanda yazılarından kitabı basıldı. ben de 6 aydır fırsat bulup edinip okuyamadım ya, yuh bana!


neyse ki, yeni keşfettiğim bu güzel blogda çekilişi var. belki şans bana vurur ne dersiniz?

Perşembe, Ocak 23, 2014

neeee! deeptone'un kitabı mı çıkmış!

neredeyse blog yazmaya başladığımdan günden beri severek takip ettiğim sade ve derin'in kitabı çıkmış!
öyle mutlu oldum ki onun adına, sizlerle de paylaşmak istedim.


o hem çok güzel, çok akıcı yazıyor; hem de öyle çalışkan ki, her gün yazıyor! hem de blog yazarları arasında iletişime, samimiyete çok önem veriyor; bunun için emek sarf ediyor. hem de çok film izliyor, çok kitap okuyor, her bir şeyi de biliyor :)
ne diyeyim, yolu açık olsun! darısı da tüm isteyenlerin başına;)

Salı, Mayıs 07, 2013

çekiliş duyurusu- 6

kitapseverler!!!
güzel bir çekiliş var, katılmak istemez misiniz?

Perşembe, Mayıs 02, 2013

zaman su gibi akıp geçiyor...


okuyamadığım bir dönem...
gerçekten mutsuz oluyorum okuyamayınca; ama yine de okumuyorum.. çok saçma değil mi?
biraz baskı var üzerimde, ondan aslında..
hani öğrenciyken sınav dönemi, "ders çalışıcam" diye hiçbir yere çıkılmaz, ders dışı her şeyden el etek çekilir; ama ders de çalışılamaz ya, onun gibi..
yeni bir eğitime başladım, oyun terapisi eğitimi, dev bir okuma listesi var..
1 ay önce de, en yakın zamanda muhakkak okumam gereken mesleki kitap, dergi ve makaleleri de yığmıştım başucu masama..
bir de, arkadaşımdan ödünç aldığım kinyas ve kayra var elimin altında (ki ödünç kitap feci baskı yaratır bende)
"önce mesleki okumalar" diyorum, onlar görev haline gelince de, ne onları okuyabiliyorum ne de romanları...


geçen hafta izmir kitap fuarına gittim, okşadım inceledim pek çoğunu, bir sürü kitap kaldı içimde, sadece mesleki bir yayın almakla yetindim neyse ki..
şöyle, bir ay kapatsam kendimi bir yere, hiçbir şey olmasa kitaplardan başka.. okusam okusam.. belki rahatlarım biraz..

o değil de, bir de iyi bir şeyden bahsedeceğim:
blogumun 3. yılı doluyor bugün! bu birinci yıl yazım,bu da ikinci yıl yazım. 
çok şey öğrendiğim, çok güzel zaman geçirdiğim üç yıl oldu blogumla ve sizlerle; cümlemize bol paylaşımlı, keyifli nice yıllar diliyorum;)

Pazar, Mart 24, 2013

bahar.. ne güzelsin.. nisan.. artık gelsin..

"ılık bir mart güneşi, iliklerine kadar ısınıyor insan. böyle havalar, kış sonlarında, çok kişileri mesut eder. saadet nedir? herkes saadeti tanımış mıdır bu dünyada? bu meseleler üzerine uzun uzun konuşmak mümkün. kim bilir, belki o zaman ben de bu söylediğim sözden vazgeçerim. ama zaman zaman ben de kendimi mesut sansam ne çıkar? büyük saadetlerden hiçbir vakit nasibim olmayacağına göre bunlarla avunayım bari."
(orhan veli)


daha önce hiç duymamıştım. yazdıklarından her daim bir şeyler öğrendiğim sevgili buket'in bloğunda görüp beğendim bu kısa metni..
sizlerle de paylaşmak istedim.

Cuma, Mart 01, 2013

mim- 7


sevgili bahar mimlemiş beni.
keyifli okumalar;)

1- En son kime yalan söyledin? Neden?
"ben hiç yalan söylemem ki!" :)
gerçekten! :)
belki, velilere söylemiş olabilirim, "çocuğunuz geçen seneye göre epey gelişme göstermiş" şeklinde ;)
pembe yalan yani. 

2- Biz okumuyoruz farz et, kendine bir itirafta bulun..
yeteri kadar çabalamıyorsun ezgi!

3- En son severek okuduğunuz kitap hangisi?
tatlı rüyalar- alper canıgüz (aralık 2012)

4- Şuan istediğin işi mi yapıyorsun?
işimi seviyorum, ama tam da tatmin olmuyorum.
kendimi daha çok geliştirebileceğim ve daha çok para kazanabileceğim bir işim olmasını isterdim.
ama aynı zamanda daha kısa çalışma saatleri olacak :D

6- Öleceğini bilsen ömrünün son zamanlarını nerede, kimle geçirmek isterdin?
(allah korusun! daha çok güzel günler görmek istiyorum ben!)
ca'nım memleketim izmir'de; annem, ablam ve hayatımdakisevgiliinsan'la..

7- Favori şarkıcın ve şarkısı?
favorilerim pek yok benim, bknz bir önceki yazı :)
bu ara, cocorosie- beautiful boyz

8- Her bölümünü heyecanla takip ettiğin bir dizin var mı?
maalesef..
çok çabaladım ama diziler kısa sürede sıkıyor beni. 
dizi takip etmek bile biraz emek istiyor daha doğrusu.. ve ben beceremiyorum bir türlü.
işler güçler'e sardırdım bir dönem; ama, artık ya başlamadan yatmış oluyorum ya da yarısında uyuyakalıyorum :)

9- Keşke..?
dünya daha güvenli bir yer ve yaşamak daha kolay, kadınlar için de hayat daha rahat olsaydı.

10- Kötü alışkanlıkların var mı?
tüm abur cuburların hastasıyım!
cips, çikolata, çerez, püskivit, pasta...

11- Sence ideal eş nasıl olmalı?
anlayışlı, özgür, zeki, yakışıklı, görgülü, bilgili, gözü benden başkasını görmeyen :)

 *bu mim, benden, tüm mimseverler'e gitsin ;)


Salı, Aralık 04, 2012

çekiliş duyurusu- 4

bumerang ödüllerinde "en çalışkan blogger" ödülünü kazanan sevgili sergül çok güzel bir çekiliş yapıyor!
burada da şansımı denemek istiyorum:)

işte güzel hediyeler:


 herkese bol şans;)

çekiliş duyurusu- 3

sevgili elfony güzel bir çekiliş yapıyor yılbaşı için!
ben de şansımı denemek istedim:)

işte bu da hediye:


herkse bol şans!

Pazar, Eylül 30, 2012

moda blogları

sahiplerinin, giydiklerini model edasıyla fotoğraflayıp sergiledikleri blogları sevemedim gitti !
kişisel fotoğrafları boy boy yayınlama hadisesini oldum bittim sevmedim zaten. feysbukta ya da her nerede olursa olsun...
sanırım, ukalalık gibi geliyor biraz.. bu nedenle de itici.


belki de bu derece süslü giyinmeyi anlamlı bulmadığımdan.. 

Çarşamba, Eylül 19, 2012

çekiliş kitabım geldi!

bu sabah, 2 gün aradan sonra işe gidince, bir de baktım ki masamda bir kargo paketi var!
hemen anladım tabi içinde ne olduğunu;)

yine de heyecanla açtım paketi, çok mutlu oldum kitabımı elime alınca!
kulturelf.blogspot.com'a buradan da teşekkür etmek isterim;)

darısı başınıza sevgili bloggerlar!

Cuma, Eylül 14, 2012

çekilişi ben kazandım! :D

bir önceki yazımda yazdığım gibi ihsan oktay anar'ın yeni kitabı için çekiliş vardı:

ben de bittabi çok severek ve isteyerek katılmıştım!
ve gerçekten de çok inanmıştım bana çıkacağına!

dün akşam sonuçtan haberim oldu ve çok mutlu oldum.
bugün de yola çıktı kitabım, sanıyorum önümüzdeki hafta elimde olur.

hemen okuyup paylaşıcam sizlerle;)

Pazartesi, Eylül 10, 2012

yedinci gün- ihsan oktay anar

sanıyorum 2005 yılında duymuştum adını.
bir arkadaşımın arkadaşından...
henüz öyle herkes bilmezken..
hemen dibimdeki fakültede felsefe doktoruymuş meğer. tarih temalı değişik hikayeler yazar, okurken insanın başını döndürür, eski kelimeleri sıklıkla kullanır, her yerinden bilgi fışkırır imiş.
hemen "puslu kıtalar atlası"nı edinip okumuştum. çok etkilenmiş, pek çok kişiye de okutmuştum.
sonrasında pek çok kitabını edinmek, okumak ve öğrenmek istedim. nedense, bir türlü olmadı. kaç defa pandora'da (kelepir kitap) rastladım indirimli hallerine de, ona rağmen olmadı işte.


iki haftadır da yeni çıkan kitabı her yerde karşıma çıkıyor benim de.
merak ediyorum ve sahip olmak istiyorum elbet.

duydum ki, şöyle de güzel bir çekiliş varmış güzel bir blog'ta:

ee, "şansımızı deneyelim" dedim;)

Cumartesi, Temmuz 14, 2012

son zamanlarda dinlediklerim

fark ettiğiniz üzere, son zamanlarda pek yazamıyorum sayın seyirciler. "yoo, hiç de fark etmedik" derseniz de bozulmam:)
neyse, bildiğiniz gibi, evde yeni düzen kurmakla meşgulüm ve hala internet bağlantısı işini halledemedim. işte, bu nedenle ben de bulduğum yerde giriyorum internete ve yazıyorum.

sizlerle, bu aralar dinlediğim müzikleri paylaşmak istiyorum:

sezen aksu- öptüm: 1 yıl oldu çıkalı, ama ben yeni keşfettim. amma başarılıymış! özellikle "sayım" ve kaçırıcam seni" çok güzel şarkılar.

ümit sayın- söz müzik ümit sayın: bu albüm de çıkalı epey oldu elbette. ama tüm albümü yeni yeni dinleme fırsatım oldu ve çok sevdim. burda da favorim "hasret türküsü".

kürşat başar- keşke burada olsaydın: "kimse bilmez" favorim elbette! çok sevdiğim şarkıyı çok sevdiğim yaşar'dan dinlemek çok güzel.

yeni türkü- şimdi ve sonra: yeni türkü'nün yeni şarkılarından oluşan albümü. burda da favorim albüme ismini veren şarkı.

iyi dinlemeler;)

Çarşamba, Nisan 04, 2012