Perşembe, Haziran 19, 2014

benzersiz mevlana

balayına giderken, keyifle okuyacağım ve kendimi iyi hissettirecek bir kitap almak istedim yanıma. şüphesiz ki, mevlana'yı anlatan bir kitap bu tarife uyardı. 


fakat kitap maalesef beklentilerimi karşılamadı.
kitapta mevlana'nın felsefesinin hak ettiği biçimde anlatılmış olduğunu düşünmüyorum.bir de, sanıyorum ki mevlana'nın yaşamında beni en çok etkileyen kısım, şems ile karşılaşmaları, aralarındaki ilişki ve birbirlerini etkilemeleridir. bu kitapta ise, şems'e ayrılan sayfa o kadar az ki...onun dışında rahatsız eden bir nokta da mevlana için yazdığı diyaloglar, yani mevlana'yı konuşturması oldu; koca mevlana'nın dilinden düşmüşçesine yazılmış sıradan cümleler hiç hoşuma gitmedi. 
velhasıl vasat bir kitap...

ama, bilirsiniz, her kitaptan öğrenilecek bir şey vardır.

ben de bu kitapta ortodoks'un ne olduğunu öğrendim. "yuhh ezgi, bilmiyor muydun?!" demeyin.eksik/ yanlış biliyormuşum. siz de bir kontrol edin bakalım doğru mu biliyormuşsunuz:

https://eksisozluk.com/ortodoksluk--1680386


bir de çevirmen kriton dinçmen önsözünde hoşgörüye dair önemli bir noktaya değinmiş. ona da dikkat çekmek isterim:
"mevlana'yı kanaatimce hoşgörülü olarak kabul etmek doğru olmaz. zira hoşgörüde daima bir 'sen benden farklısın ama ben gene senin bu farklılığını hoş görüyorum, sendeki farklılığa katlanıyorum' temeli mevcuttur."


Cuma, Haziran 13, 2014

kitap çekilişi varsa dayanamam!!!

sadevederin çoook uzun zamandır zevkle takip ettiğim; bilgisine, görgüsüne, izlediklerine, okuduklarına, blogger'larla yakın ve samimi ilgisine hayran olduğum yazar. yakın zamanda yazılarından kitabı basıldı. ben de 6 aydır fırsat bulup edinip okuyamadım ya, yuh bana!


neyse ki, yeni keşfettiğim bu güzel blogda çekilişi var. belki şans bana vurur ne dersiniz?

Cuma, Haziran 06, 2014

bekar son gün...

yarın evleniyorum a dostlar!
ne denir ne yazılır...
5 yılı aşkın süredir beraberiz hayatımdakisevgiliinsan'la. 
gayet doludizgin ve mutlu mutlu yaşarken, çevre baskısıyla "e artık aynı eve geçelim" diye düşünerek girdik bu işe açıkçası... yoksa bize göre, 5 yıldır aileyiz biz zaten...öyle yakın öyle önemliyiz birbirimiz için... bundan sonra bunu herkes bilecek işte...
çok mu realistim bir geline göre?

velhasıl, bana göre aslolan sevgidir.... 
onunla bir ömür mutlu ve huzurlu yaşayacağına gönülden inanarak resmi aile olma kararı almaktır. 
ötesi ise (nikah şekeri, davetiye, fotoğraf çekimi, gelin saçı, gelin ayakkabısı....) hep ayrıntıdır, dünyevidir ve kapitalisttir, modernitenin önümüze ihtiyaç diye sunduğu satın alınacaklardır.

sonuç olarak yarın akşam düğünümüz var. şu yazımda yazdığım gibi sadece nikahla yırtamadık maalesef... . ehh ben de elimden geldiğince eğleneceğim artık:) kendimi telkin ederim olmazsa gece boyunca "geçecek ezgi geçecek, sabah antalya'da güneşleniyor olacaksın!" :D

*** yine de "heyecan yok" desem yalan olur. o zaman yeni keşfettiğim mantra müzikleri ile beraberce rahatlayalım mı;)






Pazartesi, Haziran 02, 2014

sadaka...

"sadaka vermekten alınan zevk, kibirli, küstah, ahlaksızca bir zevktir; zenginin zenginliğinden, gücünden, kendi önem ve değerini yoksulun önem ve değeriyle karşılaştırmasından aldığı zevktir. 
sadaka, vereni de alanı da soysuzlaştırır; üstelik hiçbir amaca da hizmet etmez; yalnızca yoksulluğu artırır.
çalışmaktan hoşlanmayanlar, tembeller tıpkı kazanmak umuduyla kumar masaları çevresinde toplanan kumarbazlar gibi sadaka dağıtanların çevresinde toplanır. 
üstüne üstlük bu zavallı insanlara fırlatılan o zavallı mangırlar onların dertlerinin yüzde birine bile deva olmaz."

dostoyevski


Pazar, Haziran 01, 2014

işte böyle laz ismail...

ilerleyen aydınlığın içindeyim 
ellerim iştahlı, dünya güzel. 
gözlerim doyamıyor ağaçlara 
ağaçlar öyle ümitli, öyle yeşil. 
güneşli bir yol gidiyor dutlukların arkasından 
mapushane revirinde penceredeyim. 
duymuyorum ilaçların kokusunu, 
bir yerlerde karanfiller açmış olacak. 
işte böyle Laz İsmail, 
mesele esir düşmekte değil, 
teslim olmamakta bütün mesele! 

Nazım HİKMET - 1948 





Çarşamba, Mayıs 28, 2014

bir terapistin arka bahçesi- alper hasanoğlu

radikal gazetesinin pazar eki ile tanıyıp yazılarını severek takip ettiğim alper hasanoğlu'nun kitabını edinmiştim son kitap siparişimde.
kısa zamanda keyifle okuyup bitirdim.
kitap temelde 3 bölümden oluşuyor; ben, ikimiz, hepimiz. 
bu bölümlerde sırasıyla, kendimize, ikili ilişkilerimize ve topluma/dünyaya dair yarı bilimsel yarı öznel metinler yer alıyor.
ben okurken hem çok şey öğrendim hem önceki bilgilerimi tazeledim hem de zevk aldım.
belirtmekte yarar var ki; kitap terapistlikle alakalı değil. ve, bu anlamda, insana ilgi duyan ve psikolojiye az çok kafa yoran alan dışı okurlar da severek okuyabilirler.



Cuma, Mayıs 16, 2014

yaşıyor olmaktan utandıran günler...

yediğimizden, giydiğimizden, güldüğümüzden, gündelik sıradan "dert"lerimizden...
hepimiz gibiyim ben de... şaşkın, öfkeli, acılı...
kimsenin bize bunu yapmaya hakkı yok...
tüm ülke olarak delireceğiz bence bu gidişle...
zira kendini güvende hissetmek, en temel ihtiyaçlarımızdan biridir ve biz bunu bu ülkede hiç hissedemiyoruz...
toptan kaygı bozukluğu yaşayacağız, hep bir felaket olacakmış hissi...
ve yavaş yavaş aklımızı kaybedeceğiz, her gün birileri ihmal nedeniyle canını kaybederken...


Pazartesi, Mayıs 12, 2014

eskimeyenlerden...

"...
karışır hüzünlenirim, sen aldırma
susar dinlerim, yanarım ben aşkınla
...
yeter ki sen üzülme
kendine dert etme
..."



Pazar, Mayıs 11, 2014

başucu şarkılarından...



ben bal arısı gibiydim senden önce
bak pervanelere döndüm seni görünce
yana yana kül olsam her an
yine de senden ayrılamam
bin yıl yaşasam yine sana doyamam
sana gönlümü verdim nazlı güzel
seni almazsam gözlerim açık gider...

bana ellerini ver!
hayat seni sevince güzel!
...

Salı, Mayıs 06, 2014

korkmam artık...

http://www.dailymotion.com/video/xqa1i9_ayten-alpman-ben-varim_music

bir akşam gözünde aşk tüterse
geçmiş günler aklından geçerse
kalbin bomboş ümitler biterse
sen üzülme ben varım

neler geçti kim bilir başından
sevgi umdun hep başkalarından
ağlama gidenlerin ardından
o giderse ben varım

zaman durdu sanki
beklerken seni
ben bir tek sevgiye bağladım kalbimi

ayrılmam istersen hiç yanından
çağırsan gelirim çok uzaklardan
eskiden korkardım yalnızlıktan
korkmam artık sen varsın