90lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
90lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Temmuz 20, 2018

Sertab Erener- Lal Albümü

"Bir Lal (1994) albümü Sertab Erener'in, bir de Elbette (1999) albümü Candan Erçetin'in...
Türkçe sözlü müziğin en iyi albümleri kanımca... Her ikisinin de içindeki tüm şarkılar sözüyle müziğiyle muazzam.
Çok dinledim her iki albümü de. Hala da döner döner dinlerim, farklı şarkılarını en çok severim farklı dönemlerde..." 
yazmıştım daha önce.
Lal albümünü dinliyorum yine bu ara. Bu hafta yeni ay malum, gece göğe baktıkça "ah şişede lal hem de ay hilal"i mırıldanıp durmamla başladı...
Rüya ve Masal'ı dinliyorum pek severek. Sizin de 90'ları anımsayıp mutlu olarak dinlemeniz dileklerimle efenim:)


"Sora sora az gidip uz gidip kaf dağına
Gizini arar saadetin dünyalılar 
Günaha yakın dururken bir yanları 
Ne kadar hazin hüzünlü sevdalılar

Işığa uçar bütün pervaneler 
Ateşe giderken ne şahaneler 
Dönerek acıyla aşkla şu alemi 
Yana yana rakseder divaneler 

Bir varmış bir yokmuş dünya masalmış 
Her yolcudan bu handa hoş seda kalmış"



"Hadi yüreğim ha gayret 

Hele sıkı dur hele sabret 
Başını eğme dik tut 
Bu bi rüyaydı farzet"

Çarşamba, Mayıs 23, 2018

Sertap Erener- Aşk


Şüphesiz, gelmiş geçmiş en iyi kadın seslerinden bu toprakların. Çizgisini hiç bozmadan, yıllarca sanatını yapan biri hem de. Nice güzel şarkılar kattı dimağımıza...
Favorim elbette Lal albümü olsa da, 99 çıkışlı, kendi adını taşıyan albümünde de çok sevdiğim şarkıları var. Yanarım, Vur Yüreğim, Yolun Başında... Aşk da bunlardan biridir. Derin hisli sözlerin sahibini tahmin etmek de zor olmasa gerek... Türk popunun baş tacı Aysel Gürel elbette;)
Keyifli dinlemeler efenim:)

"Aşk, kaç büyümden
Aşk, dön ölümden
Aşk, bir sebepten
Gel, gir dünyama
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gir dünyama
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gel, gir dünyama
Aşk, vur yürekten
Aşk, çarp gönülden
Aşk, geç tenimden
Gel, gir kanıma
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gir dünyama
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gel, gir dünyama
Gel artık
Sözüm, sabrım kalmadı
Beni duysana, duysana, duysana, duysana
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gir dünyama
Aşk, dön ölümden
Geç tenimden
Gel, gir dünyama
Gel, gir dünyama"

Perşembe, Mayıs 19, 2016

aşkı ilahi saydık cihanda...

aklıma düştü bi anda bu şarkı.
"off ne çok severdim. 20 yıl öncenin şarkısı" dedim 
hayatımdakisevgiliinsana...
"o haaa! 20 yıl önce sevdiğin şarkı mı vardı?" dedi
"ne sandın" dedim. "yaşlandık..."
sever miydiniz siz de?
filmi izleyip etkilenmiş miydiniz?


"önce kuş olduk
uçtuk semaya
sonra vurulduk
düştük sevdaya

yandık ateşten
korlar misali
öyle derindi
vardık mihraba

aşkı ilahi
saydık cihanda
özden buluştuk
fani mekanda

ayrılsa yollar
güller savrulsa
susmaz ki aşka
aşık gönüller"

Cuma, Nisan 29, 2016

tüm haykırışlarını hissetmek istiyorum...




Renksiz hayaller dolu
Dökülen gözyaşlarım
Ezikliği kalbimde
Yaşanmış tüm aşkların

Tüm acı anıları 
Bana bırakıp gitme 
Beni bana ver artık 
Peşinden sürükleme 

Duymak istiyorum 
Kalbimde ruhunu 
Duymak istiyorum 

Görmek istiyorum 
Gözümde gözünü 
Görmek istiyorum 

İncitme kalbimi 
Bırakıp gitme 
Sana kendimi verdim 
Beni yok etme 

Ne olur suskun durma 
Bir şeyler söyle 
Karanlığın içinde 
Kaybolma öyle 

Duyabilsem kalbini 
Okuyabilsem seni 
Sessiz feryatlarını 
Acı ağıtlarını 

Tüm haykırışlarını 
Hissetmek istiyorum 
Sana yaklaşıp senle 
Ölmek istiyorum

Pazar, Nisan 17, 2016

japon balıkçısı



Denizde bir bulutun öldürdüğü 
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı.


Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.

Balık tuttuk yiyen ölür,
birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Balık tuttuk yiyen ölür.

Elimize değen ölür.
Tuzla, güneşle yıkanan
bu vefalı, bu çalışkan
elimize değen ölür.
Birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Elimize değen ölür...

Badem gözlüm, beni unut.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Üstümüzden geçti bulut.

Badem gözlüm beni unut.
Boynuma sarılma, gülüm,
benden sana geçer ölüm.
Badem gözlüm beni unut.

Bu gemi bir kara tabut.
Badem gözlüm beni unut.
Çürük yumurtadan çürük,
benden yapacağın çocuk.
Bu gemi bir kara tabut.
Bu deniz bir ölü deniz.
İnsanlar ey, nerdesiniz?
                           Nerdesiniz?

                                                    (1956)

Pazar, Şubat 07, 2016

ağlama gönlüm- nazan öncel

beni tanıyanlar iyi bilir; yıllardır çok severek dinlerim nazan öncel'i.
çoğu şarkısını bildiğimi sanıyor(d)um.
bugün tesadüfen bir şarkısından haberdar oldum.
hem de iyi bildiğimi sandığım göç (1995) albümünden. hatta bu albümünün kasedi evimizde vardı diye hatırlıyorum.
velhasıl, "ne çok güzel şeyden haberdar olmadan yaşıyoruz"u idrak ettim ben bugün bir defa daha...
keyifli dinlemeler efenim.




Perşembe, Kasım 26, 2015

ah şişede lal/ hem de ay hilal

'gelmiş geçmiş en iyi türkçe şarkı' dersem abartmış olmam sanırım...
sezen aksu, fahir atakoğlu ve sertab erener üçlüsünün hayat verdiği bir şaheser adeta!
ara ara yeniden takıntılı biçimde dinlemelere doyamadığım şarkılardan.
keyif almanız dileğiyle;)


"bir bulut olsam, yüklenip yağsam
dökülsem damla damla toprağına
bir deli nehir, bir asi rüzgar
olup kavuşsam üzüm bağlarına
bir çiy tanesi, bülbülün çilesi
annemin sesiyle güne uyansam
radyoda yanık, içli bir keman
ağlasa nihavend, acemaşiran 

bir turna olsam, yollara vursam
uçabilsem kendi semalarıma
bir seher vakti sılaya varsam
selam versem sıradağlarına
komşunun kızı, çoban yıldızı
yaz bahçeleri yeşil, mor, kırmızı
ah şişede lal, hem de ay hilal
bir daha da görmedim öyle yazı"

Cumartesi, Ekim 03, 2015

eski günler eski şarkılar

eskiden, çocukluğumda, ilk gençliğimde kaset almak diye bir şey vardı. ablamla sevdiğimiz şarkıcıların kasetlerini alırdık. sıkılana kadar döndüre döndüre aynı kasedi dinlerdik uzun süre. 
çok sevdiğimiz özel şarkıları başa alıp alıp üst üste dinlerdik dinlemesine, ama, kaset sistemi sayesinde albümdeki tüm şarkıları bilirdik. şarkı sırasıyla bilirdik çoğu zaman, a yüzü 4.şarkı gibi:)
sonra öyle mi oldu ya? bir şarkıyı beğenip onu bilgisayara indiriverme dönemi başladı. öyle olunca şarkıcıları, albümleri tanımaz oldum. sadece şarkılar kalmaya başladı aklımda, sevdiğim şarkılar, o kadar... oysa, tüm albümü bilmenin, şarkıcı ile derinlemesine tanışmanın tadı ne güzeldi.
hatırladığım kadarıyla, en son aldığım kaset, "nazan öncel- yan yana fotoğraf çektirelim"di. dolayısıyla tüm şarkılarını sözleriyle baştan sona bildiğim son albüm de o. çok da severek dinlemiştim. lise sondaydım, 2004'tü sanırım. en çok gül pansiyon'u severdim...


bugün hayatımdakisevgiliinsan'a "beyoğlu'na götür beni/ kitaplara bakalım" diyerek uyandım:)
sahaf festivaline hala gidemedim de, ondan oluyor. 
bugün de gidemedik sonuç olarak.
ama oturdum dinledim tüm albümü. beyoğlu'na torpil geçtim, 5 defa dinledim.

"beyoğlu'na götür beni
kitaplara bakalım
sokaklarda gitar çalalım
tatil için para yapalım
oturalım bir yerde
bir iki laf edelim
sinemaya gidelim sonra
karanlıkta öpüşelim

mesela acı yok, ağrı yok, sızı yok
cepte para çok
hadi gel gidelim yaraları saralım
hadi gel gidelim anıları yazalım

afrika'ya götür beni
osibisa, mandela
çöllerde dolaşalım 
develerle mesela
avrupa'ya gel benle 
uyuruz köprülerde
beatles, van gogh, don quijote
bir şarap şişesinde

bir bilet alalım trenlere binelim
çuf çuf gidelim
hadi gel gidelim,  yaraları saralım
hadi gel gidelim, acıları yazalım

kıyılara götür beni 
kıyıları yaşayalım
takalara binelim
balıkçılık yapalım
kapı kapı gezelim 
maceraysa değer
hayat acılardan geçer 
battı balık yan gider

mesela acı yok, ağrı yok, sızı yok
sözde neşe çok
hadi gel gidelim yaraları saralım
hadi gel gidelim tutuşalım yanalım"