derebalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
derebalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Haziran 16, 2011

fasıl mekanları


daha önce de yazdığım gibi; rakıyı, sofrasını, müziğini, sohbetini çok severim. ara ara fasıla giderim. her gidişimde de çok eğlenirim. ama, tam içime sinen bir mekan yok maalesef. bence, fasılın bir kültürü olmalı, daha ağır ağır... bu kadar ticari olmamalı...


nevizade, mesela, çok tıkış tıkış, fasıl kültüründen çok uzak, özensiz...

onun dışında, müzisyenlerin masa masa dolaşıp -cebren ve hile ile- para toplamalarını itici buluyorum. ve ne yazık ki, çoğu fasıl mekanında böyle bir gelenek var (örnek: mezeleriyle, kebaplarıyla, rakı sunumuyla, ustasıyla, garsonlarıyla çok sevdiğim samatya-ali haydar)

sonra, fix menü-sabit fiyat anlaşılsa dahi, gecenin sonunda hesapta sıkıntı çıkması. yeşilköy'de mesela günay abla'nın yeri'ne gitmiştik yakın zamanda. çok güzeldi her şey. ama sonra hesap bir geldi. yemediğimiz içmediğimiz bir sürü şey yazılmış hesaba. o saatten sonra da mücadele edemiyorsun... bir daha oraya gitmemeye and içtim resmen. bence, çok yanlış bir politika bu işletmeciler için. böyle küçük hesaplarla müşteri kaybediyorlar...

dün akşam da, garibaldi'deydik. mekanın darlığına rağmen coştuk eğlendik. ama, hesapta sıkıntı çıkardılar son anda...

bir derebalık var, on numara mekan. ama, o da anadoluhisarı'nda olduğu için gidemiyorum.

çok istememe rağmen hala gidemediğim fransız sokak'ı ve çiçek pasajı'nı deneyeceğim yakınlarda. bakalım, umarım memnun kalırım...

Cumartesi, Mayıs 21, 2011

kabul ediyorum: sen büyüksün, istanbul!!!

çok yeniyim bu şehirde... üstüne üstlük, izmir'i ne çok özlediğimi de bilenler bilir...

lakin, bir yandan da, buraya günbegün alıştığımı, bağlandığımı fark ediyorum. gezip gördükçe, tanıdıkça neredeyse hayran oluyorum... yeni bir istanbul sakini olarak bana istanbul'u sevdiren mekanları, semtleri paylaşmak istiyorum sizlerle. pekçok "yapılacaklar listesi" var istanbul için. işte bu da benimki:

yeni başlayanlar için istanbul:

@ yeniköy: istanbul'da kendimi en huzurlu hissettiğim yer. sarıyer'de istinye ve tarabya arasındaki sahil semti. kahvaltı, çay ve balık için ideal. emek kahvesi, yeniköy kahvesi ve yeniköy spor kulübü oturulabilecek ideal mekanlardan.

@ kabataş: iskeledeki tahta iskemleli köfte ekmek/ sucuk ekmekçi. ve oradan beşiktaş ve ardından ortaköy'e yürümek. ortaköy'de dev leziz waffle.

@ tarihi yarımada: kapalıçarşıdan sultanahmet'e yürümek, gülhane parkında gezmek, tepede çay/ kahve içmek, oradan sirkeci yönüne yürümek. hala gücünüz varsa, galata köprüsünden yürüyerek istiklal caddesine çıkmak.

@ caferağa medresesi: yine tarihi yarımada'da gülhaneden topkapıya çıkan yokuştan sağa dönünce işte o ara sokakta. eski türk sanatlarının eğitiminin verildiği, çay- kurabiye keyfi yapabileceğiniz sakin huzurlu mekan.

@ jadoré: istiklal'de galatasaray lisesini geçince 2. sağ arada bulunan müthiş çikolata ve şarap evi. fransızca müziklerle, leziz tatlılarla, şık dekorasyonuyla mest olabilirsiniz.

@derebalık: anadolu hisarı'nın ayağında dere kenarında konumlanmış sade balık lokantası. huzur bulmak için ideal, hele bu mevsimde...