pisa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pisa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Mart 29, 2016

finlandiya 6- joensuu beşinci gün, st petersburg'a varış

kursun beşinci günü (03.04.2015 cuma)
bugün finlandiya'da 7. günümüz ve kursun da beşinci ve son günü. bugün okul gezisi yok, eğitimimizi hotel kimmel'in toplantı salonunda yapıyoruz. 
esa bizlere pisa hakkında bilgi veriyor ve sonrasında da kursun genel değerlendirmesini yapıp, hem finlandiya eğitim sistemi hem de ülke hakkında aklımıza takılan son soruları sorup öğrenmeye çalışıyoruz.

PISA (program of international student assesment)
* her ülkenin farklı bölgelerinden rastgele okullar katılıyor değerlendirmeye.
* 3 yılda bir defa. 2000'de başladı ve türkiye ilk defa 2003'tekine katıldı.
* sınavı oecd ülkeleri hazırlıyor.
* 15 yaşındaki öğrenciler katılıyor.
* finlandiya hep üst sıralarda olsa da, son yıllarda bir miktar düşmüş skorları.
* türkiye'yi ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim...

kursumuz öğlen bitiyor ve biz de pazar akşamı dönmek üzere hotel kimmel'den ayrılıp st petersburg'a doğru yola çıkıyoruz.


bir gün önce otelin karşısındaki tren istasyonundan almış olduğumuz biletlerimiz ile trenimizin saatinde istasyonda oluyoruz ve st petersburg'a gitmek üzere ilk adım olan kouvola trenine biniyoruz.

7 gün boyunca çok fazla şey öğrendik ve deneyimledik. bu tren yolculuğu, bu anıları düşünmek, konuşmak, tartışmak için harika bir fırsat oluyor bizim için. böylelikle finlandiya hakkında temel gözlemlerimizi derleyip toparlamış oluyoruz esasen. bunları sizlerle de paylaşmak istiyorum.

genel/kültürel/toplumsal
* son derece güvenilir bir ülke. çünkü vatandaşlar güvenilir. 7 gün boyunca tek bir polis görmedik. alışveriş merkezlerinde güvenlik görevlisi yok. okulların girişinde güvenlik yok ve hatta okulların bahçe duvarı, sınırı yok.
* finliler utangaç, yardımsever, güleryüzlü ve kibar insanlar. hemen hemen hepsi ingilizce'yi iyi biliyor. dakikler. sportmenler (o soğukta bisiklet süren, koşan insanlara rastladık sürekli).
* hiç taşkınca bir harekete rastlamadık. yüksek ses, koşma, öfkelenme... yok gibi. ne yapıyorlarsa ciddi yapıyorlar.
* lüksten ziyade ihtiyaca yönelik kullanım yaygın (araba, telefon eskiyene kadar...)
* her yer temiz ve steril. tuvaletler çok steril kullanılıyor. yurt dışında yaşanan taharet musluğu sorunu burada yaşanmıyor! bunun için duş başlığı şeklinde bir sistemleri var!
* herkes kendi işini kendi yapıyor. örneğin okullarda her şey self servis.

* tuvaletlerde geri dönüşümlü kağıt havlu sistemi var.
* yüksek binaya rastlamadık, binalar yükseklikte belli bir standartı aşmamış. 
* iç mekanlar hep ılık. yalıtım çok güçlü. bunun için camlar çift, kapılar kalın, petekler ince ve sık. ayrıca yerden ısıtma var çoğu yerde.
* vatandaşlar işlerini iyi yapıyor. sabırlılar. mesela bir dükkanda bir şeyleri hediye paketi yaptırmak istiyorsanız, kasiyer dakikalarca özenle yapıyor. sıradakiler hiç rahatsız olmuyor beklemekten.
* çoğu türkiye'de (antalya) bulunmuş.
* sosyal sınıf ayrımı gözlemlenmiyor- ki zaten bölgeler arası da böyle bir fark yokmuş.
* sokakta alkol çok kati biçimde yasak. kapalı alanda sigara kesinlikle yasak. esrar kullanımı var ama yaygın değil; kullanana ceza yok, satışa bir miktar ceza var. alkol kullanımı fazla.
* kültürlerinin en önemli öğeleri; sauna (haftada bir ailece girme adetleri var), geyik, av, buzda yüzme.
* dindar değiller, çok fazla ateist var (bunda kilisenin aldığı vergilerin de etkili olduğunu söylüyorlar:))
* ağaç endüstrisi çok yaygın.
* trafik cezaları ve vergiler gelire göre.
* trafikte yaya önceliği, diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi...
* avm, restoran ve pek çok yer akşam erken saatte kapanıyor.
* sağlıklı besleniyorlar. somon, çeşit çeşit esmer ekmekler, süt, meyve ağırlıklı. kahvaltı bilirsiniz, yurt dışında zordur hep. ancak burada çeşit çoktu. zeytin yok, peynirleri ve domuz sosisleri bizlere hitap etmiyor ama yoğurt ve sulu kırmızı meyveler, kuruyemişler, meyveler, çeşit çeşit mısır gevrekleri, esmer ekmek+nutella ile oldukça keyifli kahvaltılar yapabildik.


* çocuk yardımı var.
* çeşme suları içiliyor.
*batıda normalde pek rastlanmayan bir misafirperverlikleri var (ilgilenme, ikram, hesap ödemeyi isteme...)
* askerlik erkekler için zorunlu (6-12 ay), kadınlar için gönüllü.

eğitim
* müfettiş son 40 yıldır yok.
* üniforma, kıyafet yönetmeliği yok.(öğrenci ve öğretmen)
* çorap/ patik ile giriliyor okula.
* ilkokul haricinde cep telefonu serbest.
* teneffüs zili yok.
* çok sessizler, kimse bağırmıyor.
* dinlenmek için öğretmenler odası var (rahat koltuk, mutfak vs), ayrıca çalışmak için branşlara göre ofisler var.
* atölyeler ve uygulamalı eğitim. her okulda müzik stüdyosu, drama salonu, spor salonu.


* her okulun iyi olduğu ve öne çıktığı 2-3 alan var.
* sınıflarda lavabo var.
* belediyelerin eğitimde yetkileri çok fazla (müdür seçimi, okul binası, donanımı...). müdürler de çok yetkili ve bağımsız.
* öğretmenlik en çok istenilen meslek, öğretmenler master seviyeli.
* okullarda hemşire, doktor, sosyal çalışmacı, psikolog ve okul danışmanı görev yapıyor.
* bizdeki ram (rehberlik araştırma merkezi) mantığında kurumlar yok. özel eğitim için rehabilitasyon merkezleri gibi kurumlar da yok. öğrencinin akademik ihtiyaçları okulunda gideriliyor. özel sınıfa giden çocuk etiketlenmiyor. zaten her çocuk ihtiyaç duyarsa destek eğitimi alabiliyor.
* devlet okullarının verdiği eğitime güveniliyor. tüm okullarda denk bir eğitim başarısı var.
* temel eğitim zorunlu ve ücretsiz (kitaplar ve öğle yemeği de). lise zorunlu değil ve ücretli.


* okullar çok temiz, atölyelerde iş güvenliği sağlanıyor, ilk yardım dolapları var.


* her sınıfta malzeme dolapları var. her donanım kullanılıyor ve kullanan düzenli olarak bırakıyor.



* okullarda pek çok beceri ve yeterlilik kazanıp mezun olunuyor (dil, sanat, spor...)

*****

iki saatlik yolculuktan sonra kouvola'ya varıyoruz. 


st petersburg trenine 2 saat var. orada bir oyun salonunda bilardo oynayarak oyalanıyoruz. 


tren saatimizde trene binip 2,5 saat yolculuktan sonra st petersburg'a varıyoruz. dostoyevski'nin romanlarının geçtiği o şehir! nasıl bir heyecan!
indiğimiz yerde 1200 rubleye taksi ile anlaşıyoruz ve şehir merkezine varıyoruz. bu kısa yolculukta hemen fark ediyoruz ki, st petersburg istanbul benzeri bir şehir... trafik, gürültü, tarihi binalar... bir haftada alışıverdiğimiz finlandiya sterilliğinden, güvenliliğinden, sakinliğinden eser yok.
merkezde ibis hotel'e yerleşiyoruz (kişi başı 2500 ruble).
akşam yemeği için hemen yakındaki bir alışveriş merkezini tercih ediyoruz. tgi fridays adında bir restoranda kişi başı 500 rubleye güzel bir yemek yiyoruz. alışveriş merkezinde türk giyim markalarını görmek (lcw, koton, colins) yüzümüzü gülümsetiyor...
yemekten sonra otelimize çekiliyoruz. çünkü yarın için dev bir gezi planımız var;)


devam edecek...

Perşembe, Mart 17, 2016

finlandiya 2- joensuu ilk gün

"devam edecek" dediğim yazımdan devam edecek olursam;)

kursun ilk günü (30.03.2015 pazartesi)
joensuu şehrinde ilk sabahımız. şehir dediğime bakmayın; zaten hepi topu 5 milyon nüfuslu ülkenin (istanbul'un 4te 1'i!) kuzey karelia bölgesinin başkenti sayılan joensuu'nun nüfusu yalnızca 75000.
bugün kursun ilk günü olacak.
bir önceki akşam bizi havaalanından alan esa raty, bu sefer de otelimizden almaya geliyor bizi. yhtei skoulu diye lise düzeyinde bir okula geliyoruz. esa, burada  tarih öğretmeni olarak çalışıyor. aynı zamanda edukarjaala isminde bir eğitim merkezi var- ki bizim projemiz resmi olarak edukarjaala ileydi.-


kursun bu ilk gününde finlandiya tarihi, coğrafyası ve eğitim sistemi hakkında pek çok bilgi alıyoruz. 

*ilk öğrendiğimiz şeylerden biri; fince ve isveççe'nin birlikte resmi dil oluşu ve her yerde ikisinin de yazma zorunluluğu. zira 200bin isveçli yaşıyormuş finlandiya'da

*bir diğer bilgi ise ülkede küçükler sayılmadığında tam 88bin gölün bulunduğu. adeta bir göller ülkesi finlandiya. zaten uçak havalanırken ve inişe geçtiğinde bu güzel gerçeği gözlerinizle görebiliyorsunuz. 

* bir de fin'li insanların genel özelliklerinden bahsetti bize esa. ilk söylediği güvenilir insanlar olduğu idi. onu n dışında, sabırlı, sessiz, utangaç, çalışkan, temiz, dakik, alkole düşkün, sauna sever, iyi ingilizce konuşan, dindar olmayan, yüksek eğitimli, kibar, ahlak açısından bozulmamış, patates seven, soğuk hava seven, motor sporları ile ilgilenen, bembeyaz kişiler olarak tarif etti genel olarak. zaten bir kısmını 2 gün geçirdiğimiz helsinki'de deneyimlemiştik. diğer özellikleri de bir bir deneyimleyecektik bu 5 günde... 

pisa sonuçlarına göre temel eğitimde uzak doğu ile birlikte en başarılı ülke ünvanını yıllardır bırakmayan finlandiya'nın eğitim sistemi ile ilgili bugün edindiğimiz bilgilere geçecek olursak;


* ülkenin bağımsızlığını ve sınırlarını kazandığı 1920 yılında "herkesin öğrenme hakkı var" görüşü ile eğitim devlet tarafından zorunlu kılınıyor. 17. yy'da lutherian kilisesi'nin herkesin incil'i okumasını zorunlu kılması nedeniyle zaten herkes yüzyıllardır okuma yazma bilir durumdaymış.

* ilkokulların mevcudu 100'ü geçmezken lise ve meslek okullarında bu sayı artabiliyor.

* tüm finlandiya'da 80'den az özel okul var, okulların %99'u devlet okulu ve vatandaşlar devletin verdiği eğitime güveniyor. sanırım, bunu pekiştiren bir uygulama olarak "açık eğitim" sistemi var. yani isteyen gelip dersi izleyebilir.

* eğitimde belediyeler devletle yükü paylaşmış durumda. temel ve ortaokul düzeyindeki okullar belediyenin sorumluluğunda. belediyenin yetkileri arasında; okul açma, kapama, öğretmen sağlama, ders programlarını belirleme, okullar arası ilişkiyi sağlama, okulların kaynaklarını karşılama vb mevcut. halk, belediyeye de vergi ödüyor. 

* okulların müdürlerini de belediyedeki eğitim meclisi belirliyor. öğretmeni ise, adaylar arasından okul müdürü seçiyor. böylece ekibini oluşturarak verimli bir çalışma ortamı sağlanıyor (yukarıda bahsettiğim gibi, ahlaki açıdan bozulmamış bir toplum olduklarından işe almada hemşoculuk, adam kayırmaca işlemiyor elbette...) 

*eğitim kademeleri şu şekilde:
 -0-5 yaş- erken çocukluk eğitimi ve bakımı--- ücretli (gelire göre ücret alınıyor). 3 yaşından itibaren zorunlu.
 -6 yaş- okul öncesi eğitim-1 yıl--- zorunlu ve ücretsiz. okula hazırlık için temel beceriler.
 -7-16 yaş- temel eğitim- 9 yıl--- ilk 6 yılı ilkokul (sınıf öğretmeni ile), son 3 yılı ortaokul (branş öğretmenleri ile). eğer mezuniyet notu iyi olmazsa, bir yıl daha burada okuyup notunu yükseltme fırsatı var.
 -lise- 3 yıl--- zorunlu değil. temel eğitimin sonunda "matriculation exam" diye bir sınav ile ilgi ve yeteneklerine göre mesleki eğitim veren ya da genel liselerden birine devam ediliyor. sınıfta kalma yok, dersten geçmek/ kalmak var (kredili sistem gibi) 
 -üniversite--- lisenin son yılında yapılan bir değerlendirmeye göre üniversitelere yerleşiliyor.

* eğitim sisteminde en çok önemsenen alan anadil ve edebiyat. sınavlar klasik ve her sınavda kompozisyon var.

* maarif müfettişi 30 yıldır yok! öğretmene güven tam.

* öğretmenlik, ilkedeki en prestijli meslek. üniversitede öğretmenlik eğitimini en yüksek başarı gösteren öğrenciler alabiliyor. örneğin geçen sene bir üniversiteye 1504 başvuru olmuş ve sadece 70 kişi yerleşebilmiş. her öğretmen master seviyesinde (sadece okul öncesi öğretmeninin master yapma zorunluluğu yok; ama, zorunlu olmasa da yapıyor onlar da).
teacher training school denilen öğretmenlik eğitimi veren üniversitelere bağlı (kız meslek liselerindeki anaokulu mantığında) okullar var ve öğretmenlik eğitimi alanlar orada 2 yıl staj yapıyorlar, üniversite hocaları tarafından izleniyorlar.

* öğretmenler kadın ağırlıklı ve müdürler erkek ağırlıklı (sanırım tek benzer yanımız:/).

* ülkemizde herkesleri pek rahatsız eden, öğretmenlerin çalışma gün ve saatleri meselesine bakacak olursak, benzer şekilde yaz tatili ve ara tatil mevcut. yıllık çalışma günleri 190 okul günü +3 çalışma günü (bizdeki seminer, yıla hazırlık mantığı).

* maaşlar da ülkemize benzer biçimde girdiği ders saatine göre 3000-4000 euro olarak değişiyor. ("vaauv 9bin 10bin" demiyoruz, zira ülkede zaten her şey euro ile olduğundan yine bizdeki 3bin 4bin tl ye tekabül etmiş oluyor)

* okulların kurumsal yapısı;
 -teaching staff (öğretmenler)
 -student welfare team (destek ekibi- eğitimsel konularda destek olan rehber öğretmen, psikolojik destek veren okul psikoloğu, öğrenme güçlükleri ile çalışan özel eğitim öğretmeni)
  -administration (yönetim)

* öğrenciler geri kaldıkları bir dersin öğretmeninden randevu alıp birebir tekrar edebiliyor.

* din dersi var. kiliseye bağlı olmayanlar onun yerine "hayata bakış" dersi alıyor. (felsefe gibi)

* sınıfta kalma var; ama kalan 1 yıl özel eğitim ile destekleniyor.

* -bizdeki gibi- farklı gelişenler için bazı okullarda özel eğitim sınıfı var.

* engelli hakları bizdekine benzer biçimde, fiziksel ve zihinsel engel için aileye devlet tarafından ödenen ücret var ve ulaşım giderleri de devlet tarafından karşılanıyor.
*****

kursun ilk günü böylece yarılanmış oldu. öğleden sonraki program, "carelicum" müzesini gezerek finlandiya tarihi ve kültürü hakkında öğrendiklerimizi pekiştirmekti.


müze gezimiz bitince esa bizi -ne yazık ki ismini bilmediğim- kırsal bir bölgeye getirdi. 


finlandiya'nın kültürünün temel şeylerinden biri olan ren geyiklerinin yaşadığı, bunglow evlerin olduğu çok güzel bir ormanlık alandı burası. 


bungalovlardan birinde odun ateşinde oturup ev yemekleri yedik.


oradan ayrılırken çiftliğin sahibi her birimize geyik boynuzu hediye etti (meğer ezilip yendiğinde cinsel gücü artırıyormuş:)) denemedik ama, yine de bu bilgiyi sizden esirgemek istemedim:))


oldukça verimli ve yoğun geçen bu güzel günün ardından dinlenmek üzere otelimiz kimmel'e döndük.

devam edecek...