Cumartesi, Mart 30, 2019

Kızım İçin- İlhan İREM



Gel kızım gel daha sokul bana
Biraz daha yakınıma, anlat bana çocukluğunu
Gel kızım bir daha uzak kalma
Ayrı geçen senelerin anlatamam zorluğunu

Ara sıra bazı bazı, yüreğimde bin bir sızı
Bir resmin var cüzdanımda, saçların kömür karası
Annen yazmış arkasına, yedinci yaş hatırası
Büyüyorsun yüreğimde, her gün biraz daha hızlı


Bak zaman ne çabuk geçiverdi, rüzgar gibi esiverdi
Saçların dalgalanmış biraz, 
Nasıl da büyüyüp de ,güzelleşmiş meleklere benzemişsin, 
Gözler derin, bakışların yaz
Gel kızım her şeyi sorup öğren, 
Ben miyim kaçıp giden, sen misin terk edilen, 
Canımdan bir parça koptu sanki
Bu acıyı kim bilir ki, ister miydim acaba ben
Ayrıldı iki insan, yalnız kaldın çocuk başına
Hayatta hiçbir suçun günahın yokken
Anlayacaksın zamanla, ama söyleyemem şimdiden
Ayrılıktan kaçılmaz bazen.


Senfoni- Turgut UYAR

SENFONİ

Önce sesin gelir aklıma 
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm 
Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli 
Sonra cumartesi günleri gelir 
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum 
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak. 

Kırk kere söyledim bir daha söylerim 
Savaşta ve barışta, karada ve denizde, 
Düşkünlükte ve esenlikte 
Zamanımız apayrı bize göre 
Yanyana olduk mu elele 
Aç kalsak ağlamayız biliyorum. 

İçim güvercinleri okşamış gibi rahat 
Sen yanımdayken ister istemez 
Geniş meydanlarda akşam üstleri 
Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar. 

Sen yanımdayken ister istemez 
Uzak ırmakları hatırlıyorum. 

Arasıra düşmüyor değil aklıma 
Yabancı kadınların sıcaklığı 
Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım 
Yanında ihtiyarlamak istiyorum... 

Turgut UYAR

Çarşamba, Mart 27, 2019

Önceden ulaşmak için uyumadan hayal ettiğin artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin...



"Yamalı laflar dilim dönmüyor
Yaralı yollar kimse gitmiyor
Seni gördüm düşmekteydin
İtin götün peşindeydin
Sımsıkı kapalı penceresi kafanın
İçinde havasız kalmış
Nursuz çapsız mafyalarla
Çirkin çirkin dans ettiydin
Dar kafanın kapısının anahtarı kuytularda
Çöpten inşa binalarda
Bak elim sana uzanmış, soruların artık bende
Yola düşüp üç beş vakte sen..
Yamalı laflar dilim dönmüyor
Yaralı yollar kimse gitmiyor
Günü geçmiş yoğurt ya da kırık oyuncak gibi
Artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin
Önceden ulaşmak için uyumadan hayal ettiğin
Artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin
Hatırlamıyosun di mi?
Yamalı laflar dilim dönmüyor

Yaralı yollar kimse gitmiyor"

Pazar, Mart 03, 2019

2019 Şubat Ayı Kitaplar (2) ve Filmler (5) ve Bir Sezon da Dizi

Bu ay mesleğimle ilgili kitaplar okudum.

Yetenekli Çocuğun Dramı
İsmi ile üstün/özel yetenekli çocuklarla ilgili bir kitapmış izlenimi verse de, öyle değil. “Çocuklukta kötü muameleye maruz kalma ve etkilerini anlatan bir kitap” diyebiliriz kabaca. 
‘Yetenekli çocuk' diye kastedilen, aslında iyi anne babaya sahip, iyi yetiştirilmiş, başarılı, ancak bazı temel ihtiyaçları yeterince karşılanamamış; ve bu sebeple de yaşamları boyunca bunun arayışında olan, boşluk hissindeki insanlar...
Anne babalar, evlatlar ve tabi ki ruh sağlığı uzmanları için pek çok çarpıcı söylemi var.

Uzun zamandır listemdeydi İsviçreli psikanalist Alice Miller.
Bu kitapla tanışmış oldum, Beden Asla Yalan Söylemez ile yola devam etmek istiyorum.



*Bu kitap ilk kez 1979 yılında yazılmış. O zamanlar yazar, Freud Ekolü’nün bir temsilcisiymiş. Ancak tecrübeleri ve değişen düşünce yapısıyla 1996 yılında kitabı yeniden kaleme almış. Benim okuduğum bu ikinci hali.


Zor Bir Ailede Büyümek
Çocuklukta maruz kalınan kötü muamele, bu durumun etkileri ve geçmişi onarmanın yolları üzerine nitelikli bir kaynak olduğunu uzun zamandır duyuyordum. 

Kitabın orijinal adı “Toksik Ebeveynler” ve giriş kısmında tanımı yapılıyor toksik ebeveynlerin.
Daha en başından sağlam bir okuma olacağını hissettiren cinsten kitaplardan. Altını çize çize okudum.




Filmler ise:

Hayat Güzeldir
Yıllardır bildiğim, az çok izlediğim ama hiç şöyle oturup baştan sona izlemediği bir filmdi. Evdeki film kanallarından birinde denk geldi yalnız olduğum bir akşam. Keyifle izledim hepimizin bildiği bu kült filmi.




Yeni Ahit
Epey önce listeme aldığım ve sırası henüz gelmeyen filmlerdendi. Yine yalnız olduğum bir akşam açıp izledim nihayet.
Fikir oldukça güzeldi filmde; yine de işlenişi açısından pek sürükleyici olamamış her nedense.




Good Will Hunting (Can Dostum)
Bir buçuk yıl önce izlediğim bu müthiş film karşıma çıkınca bir defa izledim.
'Gerçek ilgi, sevgi, cesaretin her şeyden güçlü bir etkisi var yaşamda'yı anlatan çok güzel film.



Awakenings (Uyanış)
Bu ay bir Robin Williams filmi daha izledim tesadüfen. Şubat sonunda katıldığım Okul ve Psikanaliz Sempozyumu'nda bahsi geçen filmlerden biriydi Uyanış ve burada da psikiyatrist rolündeydi Robin Williams. Gerçek bir yaşantıdan esinlenerek çekilen filmde yine Good Will Hunting ile benzer mesajlar veriliyor. Filmin sonunda şöyle bir konuşma geçiyor tüm mesajın özetlendiği:
"İnsan ruhunun bütün ilaçlardan güçlü olduğunu fark ettik ve asıl ruhun beslenmesi gerektiğini; işle, eğlenceyle, aileyle, dostlukla..."


Bana Bir Şeyhler Oluyor
Hayatımdakisevgiliinsan'ın 10 yıldır izletmek için çabaladığı ve bir türlü nasip olmayan Bana Bir Şeyhler Oluyor oyununu Yılmaz Erdoğan'ın youtube kanalından izledim sonunda. 
Hakikaten güçlü bir metin, çok fazla not edilesi diyalog/monolog var. Mesela biri:
"Çünkü; bilirim, geldiğinde mecburen ayağa kalktığımız insanları ne gönülden severiz ne gönülden dinleriz."




La Casa de Papel
Gündemi geriden takip eden bir çift olarak, geçen senenin popüler dizisine başladık şubatın son haftasında, ilk sezonu bitiriverdik. Kusursuz bir yapım olmasa da, oldukça sürükleyici; bizi kendine bağladı;) Severek devam ediyoruz.



Çarşamba, Şubat 27, 2019

Sabahattin Ali- Çocuklar Gibi

Güzelliğinin farkına geç vardığım şarkılar, şiirlerde hep şunu geçiriyorum aklımdan; 
Yaşamda pek çok güzellik orada öylece duruyor ve biz geçip gidiyoruz hiç farkına varmadan, hiç o zevki yaşamadan... Kim bilir neleri neleri kaçırıyoruz böyle... Daha farkında daha doya doya yaşadığımız anlarımız, günlerimiz, yıllarımız olsun dileklerimle bu güzel şarkıyla baş başa bırakıyorum sizleri🙃





"Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Birgün ağlayalım birgün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Birgün ağlayalım birgün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi"

Pazartesi, Şubat 25, 2019

Dışarda Hiçbir Şey Var


Yılın ilk tiyatrosunu Türkiye'ye döner dönmez annemle izledim.

Aslında bir oyun temsili değil, tek kişilik bir gösteriydi izlediğimiz. Yaşama sanatı ile ilgili bir gösteri.
Temelde Louise Hay kitaplarına dayanarak, çok yakın olduğum felsefeyi anlattı sevgili Betül  Arım 1,5 saat boyunca hiç azalmayan enerjisiyle.
Pek çok hikaye paylaştı bizimle bilinçaltı/dışımızın ve pozitif düşünmenin, kendimizi tanımanın, gülmenin, anda kalmanın önemine dair.
Hem yeni şeyler öğrendim hem bildiklerimi hatırladım. Keyifli ve öğreticiydi.
Sanat, tiyatro, merak, bilgi, öğrenme, neşe, keyif, yaşama sevinci, coşku iyi ki var!


Cuma, Şubat 01, 2019

2019 Ocak Ayı Kitaplar (2) ve Filmler (6)

2019'un ilk ayının film ve kitapları:

Small Foot

Tokyo'dan Moskova'ya, hayatımın en uzun uçak yolculuğunda, stresimi azaltması için izlediğim bir animasyon film:)
İnsanın tanımadığından korkması ve korktuğu için düşman bellemesi üzerine hoş bir yapım (Bana GORA ve AROG'u hatırlattı).



Marslı
Yine aynı uçakta başladığım ama bitiremeyip, Türkiye'ye dönünce televizyonda denk gelip tamamladığım bir film oldu.
Eskiden olsa böyle filmleri izlemez, sevmezdim. Son yıllarda daha kolay film beğenmeye başladım, film zevkim genişledi; bilim kurgulara da ilgim arttı.
Marslı'yı da severek izledim.



Mon Roi (My King)
Bu filmi de annemle evdeki film kanallarından birinde izledik. Vizyondayken izlemek istemiştim, ama kaçırmıştım.
Aşkın çıkmazlarını, mutlu etmeyen ama vazgeçilemeyen ilişkiyi aşama aşama çok gerçekçi biçimde anlatıyor. Keyifle izledik.


Bu İşte Bir Yalnızlık Var
Sömestrda televizyonda denk gelip izledim. Atiye'yi pek severim. Çok güçlü bir film olmasa da akıp gitti ve keyifle izledim.


Tatlım Tatlım

Yine sömestrda televizyonda denk gelip izledim. Vizyondayken hem sağlam kadrosu hem de Yılmaz Erdoğan'ın Haybeden Gerçeküstü Aşk tiyatro oyunundan uyarlama olması nedeniyle oldukça dikkatimi çekmişti. İzlemeyi isteyip fırsat bulamadığım filmlerdendi.
Televizyonda verilince izleme fırsatım oldu. 4 farklı çift ile aşkın başlangıçtaki o sevimli halinden ilişki ilerledikçe sevimsizleşmesi anlatılıyor. Bir parça klişe barındırsa da keyifle izlenen tatlı bir film olmuş kanımca.


Çiçero
Yılın ilk sinemada izlenen filmi oldu.
Tüm olumsuz eleştirilerine rağmen ben özellikle de ikinci yarıyı oldukça başarılı buldum.
Tarihteki bilinmeyen meselelerin sanat yoluyla halka ulaştırılmasını da çok kıymetli buluyorum. Sırf bu nedenle bile izlenmeli diye düşünüyorum.


Gelelim kitaplara:

Afrikalı Leo
1 Ocak’ta yeni kitaba başlamayı seviyorum ve her yıl bunu uygulamaya çalışıyorum.
Bu sene belki 15 yıldır listemde olan ve vakti bir türlü gelmeyen Afrikalı Leo ile başladım yeni yıl okumalarına. 
‘Her kitap en uygun zamanı bulur, o zaman kendini okutur’ inanışımı perçinlercesine; tam seyahatimi tamamlayıp vatana dönmek üzereyken ve zihnim ‘Vatan neresi/ toprak kimin/ savaşlar niye var/ doğduğun yere, köklere bağlılık’ meseleleriyle meşgulken okumuş oldum. Nagoya’da açtım ilk sayfasını, okuma boyunca Kyoto, Tokyo, Moskova, İstabul’dan geçtim ve İzmir’de bitirdim. Bu arada kitap da Granada, Fas, Kahire, Roma olmak üzere Avrupa ve Afrika’da pek çok şehirde geçiyordu.
15 yy. sonunda Granada'da dünyaya gelen seyyah, coğrafyacı, fakih, diplomat ve kültür adamı Hasan El Vezzan’ın hayat hikayesinden esinlenen ve öncesinde titiz bir çalışma yapıldığı besbelli olan eser hem bilgi veren hem sürükleyici kitaplardandı.
Son sayfada beni çok etkileyen şu paragrafı paylaşmak istiyorum sizlerle:
“İnsanların görüşünü dar bulduğun zaman kendi kendine Tanrı'nın ülkesinin çok geniş olduğunu söyle; O'nun elleri çok geniştir, O'nun yüreği de çok geniştir. Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama.”


Yaz Geçer
"Neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendi kendime. 
Sonra anladım: 
Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde."
Kalemine, anlatımına, saptamalarına yıllardır hayranlık duyduğum Murathan Mungan'ın bu şiir kitabını da her cümlesi içime işleyerek okudum.


Bu iki kitap dışında Asya seyahatine çıkmadan her pazartesi bir masal okuyarak ilerlediğim Masal Terapi'den masallar okudum bu ay. 

Cuma, Ocak 04, 2019

Seyahat

“İnsan yaşadığı yere benzer”
demiş Edip Cansever.
Ne güzel demiş...
Doğup büyüdüğümüz yerden, kültürden, o yerin tarihinden görüyoruz, biliyoruz hayatı.
Seyahat işte en çok bu nedenle çok güzel.
Başka hayatları gösterdiği için.
Ezber duygu, tutum, davranış ve tavırlar, hal hareketler dışında başka türlü yaşamanın da var olduğunu  öğrettiği için...

-Eğer istiyorsanız- lütfen siz de gezin! Gerçekten istiyorsanız şartlar uygun olacaktır, merak etmeyin🙏🏻


Salı, Ocak 01, 2019

2019’un ilk yazısı

🌲🎁2018’den 2019’a 🎁🌲
2018 güzel bir seneydi. 
🎈10 yıl sonra çalışmaya ara verip seyahate çıkmamın katkıları muazzam oldu. 8 farklı ülke görmek, 8 farklı kültür tanımak, her yerde dinlediğim onlarca hikaye, öğrendiklerim, yıkılan önyargılarım. ilk defa denediklerim (e-kitap, suşi, fil besleme, 3 parça kıyafetle 4 ay geçirme...), yolda olma hissi. Hepsi harikaydı, teşekkür ederim🙏🏻
🎈Yurt içi seyahatlerde, ablamlarla her yıl farklı bir şehirde buluşma organizasyonumuz kapsamında Nisan ayında Bursa’da güzel bir hafta sonu geçirdik.
Özcan’la Doğu Ekspresine bindik Eylül’de! Kars Ağrı Van’ı gezdik. Çok keyifli zamanlardı, teşekkür ederim🙏🏻
🎈Couchsurfing eklendi hayatıma. Yazın Çin’den misafir ağırladık, Ekim’de İran’da 6 şahane aileye misafir olduk. Müthişti hepsi, teşekkür ederim🙏🏻
🎈28 kitap, 30 film eklenmiş vizyonuma. Fi, Çi, 7 Yüz, This Is Us, The Handmaid’s Tale, Patrick Melrose dizilerini izlemişim. Özellikle ufkumu açan Siddhartha, Fareler ve İnsanlar, Bhagavad Gita, İkigai, The Handmaid’s Tale, Patrick Melrose’a teşekkür ederim 🙏🏻
🎈Bu yılın hayatıma en büyük katkısı Ekinoks Yoga ailesine dahil olmam, yoga eğitmenlik eğitimine başlamam ve bu süreçte öğrendiklerim, ayrıca yazın Assos Yoga Tatili’ne katılmam oldu. Bitimsiz bir yola girdiğimi biliyorum, başta canım hocam olmak üzere tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ederim 🙏🏻 
🎈Bu yılın kaybı Dedem oldu, Haziran ayında sonsuzluğa uğurladık. Tertemiz bir vedaydı ve artık çok istiyordu anneannemin yanına gitmeyi. Nurlar içinde yatsın, ölümle ilgili travmalarımı canlandırıp kör noktalarıma parmak bastığı için teşekkür ederim 🙏🏻
🎈Aile dizimi ile tanıştım, o güzel gün için çemberdeki herkese teşekkür ederim 🙏🏻 
🎈Çalıştığım okulda öğretmen gelişimi için proje yaptık; makaleler okuduk, kütüphane oluşturduk, akademisyenler davet ettik, Öğretmen Akademisi Vakfı’ndan mükemmel bir eğitim aldık. Tüm ekibe teşekkür ederim🙏🏻
🎈Tüm bu somut yaşantıların yanısıra, çok sözle ifade edilecek biçimde olmayan bir biçimde bu yıl değiştim ben. “Hayat 30’dan sonra başlar, insan kendini 40 yaşında tanır” denir ya, sanıyorum öyle oluyor. 35’e doğru giderken, kendimi keşfetme yolculuğum daha keyifli bir hal alıyor. Daha sakin, daha dingin, daha sevgi doluyum ve kendimden çok memnunum en basit anlatımla. Baya baya şükran dolu içim yaşadığım her şeye, tüm hikayeme saygı duyuyorum.
Müthiş bir kafaymış bu, herkese ulaşmak nasip olsun 🥰



Veee yeni yıl hayallerim 💫
🌲Varlıklarına şükrettiğim, çok sevdiğim ailem ve dostlarımın sağlık, huzur, mutlulukları devam ediyor. Eksilmiyoruz, çoğalıyoruz.
🌲Kendimi olduğum gibi seviyorum, kabul ediyorum; kendimi keşfediyorum, potansiyelimin tamamını açığa çıkarıyorum, sınırlarımı aşıyorum (uzun yolda araba kullanıyorum mesela:)).
🌲Kendimi tazeleyip besliyorum, geliştiriyorum; kendimle başbaşa kalmaya zaman ayırıyorum.
🌲Sade, sahici ilişkilerim, sakin özgür bir yaşamım var. Akıştayım, yaşadıklarımdan keyif alıyorum, olanı -her şeyin geçici olduğunun bilincinde olarak- kabul ediyorum, ihtiyacım olanın zaten zamanında karşılanacağını biliyorum.
🌲İyilik ve sevgi doluyum. İyilik ve güzelliğe, zarafete katkı sağlıyorum; çok seviyorum, seviliyorum, bunu hissettiriyorum, hissettiriliyorum.
🌲Karşılaştığım herkesten bir şeyler öğreniyorum, herkese insan olduğu için kendi yaşam mücadelesinde destek olup saygı duyuyorum; kendimden başlayarak diğerlerine de şifa oluyorum.
🌲Yaşadığım şehri, evi, hayatı; çalıştığım işi seviyorum.
🌲Sanatla içli dışlıyım, hem izleyici olarak hem de ufaktan icra ediyorum. 
🌲Doğada vakit geçiriyorum; ağaçlara, denizlere, göllere, nehirlere hayran oluyorum.
🌲Her sabah yataktan coşkuyla kalkmamı sağlayan anlamlı amacım var (ikigai etkisi:)). Üretiyorum, fikirlerim var, hayata geçiriyorum. Yeni deneyimlere açığım.
🌲Yoga eğitmenlik sertifikamı hakkını vererek aldım, çocuk yogası eğitimi ile devam ediyorum. 
🌲Nihayet kendi terapime başladım. 
🌲İstanbul ve İzmir’de, yurt içi ve yurt dışında görmediğim güzellikleri geziyorum.
🌲Doğa ve kendim için katkısız beslenme, kozmetik, temizlik meselelerine doğru artık adım atıyorum.
🌲Yoga pratiklerimi devam ettirirken, reformer pilates de çalışıyorum.


Pazartesi, Aralık 31, 2018

2018 Aralık Kitaplar (2) ve Filmler (1) ve 1 Bölüm de Dizi

Aralık ayı Endonezya’da Bali’de başladı, Malezya-Kuala Lumpur ve Singapur’un ardından Filipinler ve Japonya-Tokyo ile devam etti. 5 ülkede geçen bu bol uçuşlu, bol hareketli ayda 2 e-kitap okudum. Bir film bir bölüm de dizi izledim.

Kitaplar:                 
Onca Yoksulluk Varken
Emile Ajar’ın ödüllü romanı Onca Yoksulluk Varken, hayat kadınlarının gayrı meşru çocuklarının bakıldığı bir evde büyüyen bir çocuk olan Momo’nun gözünden anlatılan oldukça etkileyici bir roman.


Moby Dick
Yılın son kitabı bir çocuk kitabı oldu. Kısa, sade versiyonunu okudum ben.
İntikam ateşi, aşırı hırs ve nefretin kişinin kendi sonu olduğunu metaforik biçimde anlatan sürükleyici bir hikaye.
Yıllarca, pek çok yerde örnek verilen çok karşılaşılan bu klasik ile tanışmam bu yılda mümkün oldu.
Filminin de çok başarılı olduğunu duyuyorum ve onu da izlemek istiyorum.



Filmler:
Spiderman Into The Spider Verse
Yollardayız diye sinemaya gitmeyeceğimizi düşünmediniz herhalde ;)
Sinemaya gitmeyi çok özlediğimiz bir zamanda karşımıza bir fırsat çıktı. Gece otobüsüne kadar vaktimiz ve sakin bir yerde dinlenmeye ihtiyacımız vardı. Filipinler’de bir alışveriş merkezinde vaktin geçmesini bekliyorduk ki, bu filmin İngilizce olarak gösterildiğini gördük. Müthiş zamanlamaydı, hemen girdik.
Film de gayet keyifliydi. Ben aman aman ilgili değilim süper kahramanımıza; ancak tutkunları, çizgiroman tadındaki bu yapımı çok beğenecektir diye düşünüyorum.

This is us 11                       

Çoook uzun bir ara vermiş olduğum dizimi hatırladım Malezya’dayken. Bir gece uyku tutmayınca kaldığım yerden bir bölüm izledim, sonra uyuyakalmışım. Sonra yollarda da devam edemedim tabi. Artık yurda dönünce devam etmeyi düşünüyorum.