
Böyle yaşıyor o/ Ne kimseye gösteriş olsun diye ne birisini etkilesin diye/ Nasıl da içtenlikle seviyor yaşamı ve güzellikleri...
Cuma, Aralık 31, 2010
anne kafamda bit var

memleketimden insan manzaraları

Perşembe, Aralık 23, 2010
...
Salı, Aralık 21, 2010
Pazar, Aralık 19, 2010
beni cesaretlendiren ve destekleyen wasowsky'ye...

Perşembe, Aralık 16, 2010
Çarşamba, Aralık 15, 2010
Pazar, Aralık 12, 2010
sevdiğim şaraplar
seyyar sahne- tehlikeli oyunlar

(bir de kültürlü insan olmakla; tiyatro/ opera/ bale izlemenin ilişkisini tam kavramış değilimdir, de, o ayrı konu.)
yılllar sonra, dün akşam 130 dk. boyunca keyifle seyrettim tehlikeli oyunlar'ı. ışık, müzik yok; dekor sade (yalnız 2 salıncak). oyuncu erdem şenocak, elleriyle, ayaklarıyla, mimikleriyle, tonlamalarıyla çok başarılı. mutlaka görülmeli.
oyun, oğuz atay'ın aynı adlı romanından oyunlaştırılmış; 80' ve 50'lık 2 perdeden oluşuyor; tek kişilik; itü maçka kampüsünde ocakta da gösterimleri devam edecek gibi duruyor. ben bir daha izleyebilirim, sizleri de beklerim.
Salı, Aralık 07, 2010
dinlenememe hali
her konuda çifte standardımız mevcuttur
hızla tüketiniz.
into the wild

filmde oldukça anlamlı diyaloglar var; benim en çok hoşuma gideni ise:
"bence kariyer denen şey bir 20. yüzyıl icadıdır ve ben bir kariyer istemiyorum. paraya ihtiyacım yok. insanı ihtiyatlı olmaya zorluyor."
filmin müziklerini eddie vedder yapıyor. harika!
Pazar, Aralık 05, 2010
feysbuktan yeni sosyal kampanya
Profil resminize çocukluğunuzda çok sevdiğiniz çizgi film karakterinin resmini koyun.
Amaç; 6 Aralığa kadar tüm profil resimlerini çizgi film karakterine dönüştürmek.
Çocuk istismarı ile mücadeleye katılın, arkadaşlarınızın da katılmasını sağlayın.
UNICEF
umut sarıkaya tipi mutsuzluk

kpds
Perşembe, Aralık 02, 2010
çok da zor geçmedi çocukluğum ama:)
aylak adam'dan
Çarşamba, Aralık 01, 2010
Pazar, Kasım 28, 2010
cep telefonu yokken ne yapıyorduk?

"hayvan, düşünemeyen insandır"
jigsaw, makine mühendisi bence. dişli çarklı mekanizmaları pek seviyor, zira

büyümek
film gösterimli cumartesi

hemen sonrasında da, 6-7 ay önce vizyona girmiş olan, ancak izleyemediğim "kosmos"u izledim tarık zafer tunaya kültür merkezi'nde. film reha erdem'in her birini kendisinin yazıp yönettiği 6. filmi. şimdi baktım da, sinemalar.com'da "mucizeler yaratan bir hırsızın öyküsünün anlatıldığı" yazıyor, ancak, ilgisi yok. film, kars'ta geçiyor. kar, tren gibi sinematografik öğelerle görsel olarak desteklenmiş farklı bir hikaye. biraz durgun. benim hoşuma gitti.
need success!

Perşembe, Kasım 25, 2010
nergis

leyla'nın evi
insanlar çıldırmış olmalı
"mutlu iş yoktur"

Cumartesi, Kasım 20, 2010
ah, bu ben kendimi ...
korkarım, herkesin hayatı benzer derecede sıkıcı...
kime sorsan şikayetçi, kimseye göre kendi hayatı yolunda gitmiyor ya hani...
alaçatı'dan şirinevler'e DÜŞMEK.

alaçatı'da yakınımızın bir ahbabının "mudejar" isimli butiğini ziyaret ettik bir de. ilk etapta "müjde ar" olarak okudum butiğin adını ben. pekçok kişi benzer durumu yaşıyor olmalı. aşinalıkla ilgili sanırım. bir de bir araştırma vardı hani; "harflerin yerleri ne kadar değişik olursa olsun, ilk ve son harfler doğru ise, insan beyni bunu doğru algılıyor" diye..

Pazartesi, Kasım 08, 2010
küçükmemure
Perşembe, Kasım 04, 2010
anne...

zamansız yollara düştük
ilk yenilen biz degildik elbet
gün oldu dünyaya küstük
ağlama anne benim için ağlama
ben de herkes kadar aldım acılardan
ağlama anne benim için ağlama
ben de herkes kadar yandım
sen ne olur çocukluğumu sakla
tek kalan bu elimde avucumda
ağlama anne benim için ağlama
her birimiz başka bir hikaye
anne bu ayrılıklar niye
sen yine bir ninni söyle bana
yavrum uyusunda büyüsün diye
Salı, Kasım 02, 2010
Perşembe, Ekim 28, 2010
hiçbir şey değişmiyor, tam bir kısırdöngü hayat...
Pazartesi, Ekim 25, 2010
dolmuş maceralarım- bilmem kaç
sürgün
soruyorum kendime:
"izmir'i bırakmayı nasıl göze alabildim ben?
nasıl düşündüm izmirsiz, ailemsiz yaşayabileceğimi?"...
Pazar, Ekim 24, 2010
nihayet bir kitap daha bitmiştir

ben kendim

o an anlamıştım sanırım;
efsane moda yaratımı/ürünü/tasarımı "füzo" geri döndü! bkz. koton.
Perşembe, Ekim 21, 2010
yeniden müzik dinlemek yollarda

beni mutlu etmek isteyen, beni öğrenci sansın!
Pazar, Ekim 10, 2010
önce ben istanbul'dan soğudum/ istanbul soğudu sonra...

Cuma, Ekim 08, 2010
"yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek"
dünyayı güzellik kurtaracak

Ada
Bir kıyıdan baktım dünyaya
Ellerimde tuz avucumda sedef
Bir mavilik bir açıklık
Özgürlük hasreti yüreğime vuruyor
Nerede nerede insanlar
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
0 üzüntü birden gelir
Yağmurlu havalarda
Yeniden kurarım dünyayı ben kederlerle
Kimseler aşık değil mi bu şehirde
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Hava, martılar ışıklı şehir
Sarhoş ediyor beni yosun kokusu
Hilesiz kucaklamak istiyorum
Dünyayı, şehri ve seni
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Perşembe, Ekim 07, 2010
bağlanmasak hiçbişiciklere...
bi de müzik/ video koyabilmeyi öğrensem şu bloguma (tesadüfler-3)

Çarşamba, Ekim 06, 2010
jadore koklayıp mutlu olmak
atilla ilhan
MAHUR BESTE
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı
Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara
gezmek tozmak görmek eğlenmek istiyorum!
Pazar, Eylül 26, 2010
istanbul'da 2. yıl
my best friend's wedding!

Cuma, Eylül 24, 2010
yaşar kurt- kara
Gitmek gelir içimden
Gitmek uzaklara
Çekip alır bir deli rüzgar
Tutar kara
Kumda kayar ayaklarım
Yüreğim soluk soluğa
Martılar can atar
Ben ekmek atarım onlara
Gemiler bensiz gider
Hayali uzak limanlar
Avucumda tütün sarısı
Birde yaşanmamış zamanlar
Kumda kayar ayaklarım
Yüreğim soluk soluğa
Martılar can atar
Ben ekmek atarım onlara
Çarşamba, Eylül 22, 2010
otobüs maceralarım- part 1
"ön taraftaki koltukları harp malüllerine terk ediniz"
yazıyor.

* bu arada, çerezza popcorn denemeyen bin pişman! ben bu kadar geç keşefttiğime üzüldüm şahsen.
here is the plan
